Antalya Kadın Doğum
Op.Dr. Abdulaziz Akkaya

Op.Dr. Abdulaziz Akkaya

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  Elazığ  ili Karakoçan ilçesi  Demirtaş Köyünde 19 Ocak 1955 tarihinde doğdu.


İlk öğretimini  doğduğu Demirtaş Köyü İlkokulunda tamamlayan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, orta öğretimini köyünün bağlı olduğu Karakoçan İlçesi Ortaokulunda, lise öğrenimini  ise Elazığ Atatürk Lisesinde tamamladı.


Ailesinin yurtdışında bulunmasından dolayı  lise öğrenimini tamamladıktan sonra  Almanya'ya giden Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  ilk olarak Goethe Enstitüsünde dil eğitimi aldı.   Almanya’da 2 dönem makine mühendisliği eğitimi alan Op. Dr. Abdulaziz Akkaya memleket özlemi  ile üniversite sınavlarına girdi. Girdiği üniversite sınavında Diyarbakır  Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı.  1979 - 1980 yıllarında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini’nden  mezun olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, ilk olarak Diyarbakır SSK Hastanesinde dokuz ay görev yaptı.  Dicle Üniversitesi  Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası sınavını kazanan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  1981 - 1985 yıllarında ihtisasını başarıyla tamamladı.


Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  ihtisas sonrası çektiği kura sonucu Isparta Senirkent Devlet Hastanesine  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak tayine dildi.. Yedi  ay  Isparta Senirkent  Devlet Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve  başhekim olarak görev yaptı. Ardından 1986 yılında Isparta Doğumevine tayin oldu. Isparta'da ki görevi sırasında 4 yıl Isparta Burdur Tabip Odası Başkanlığı yaptı.


 1991 yılında Antalya Devlet Hastanesi’ne tayin olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , sonradan Eğitim ve Araştırma Hastanesi olan Antalya Devlet Hastanesi’nde 3 yıl başhekim yardımcısı olarak görev yaptı.


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 2011 yılında emekli olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , halen kendisine ait Akkaya Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Geliştirme Kliniğinde hastalarına Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı  olarak hizmet vermektedir.


Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını yaparken 1982 yılında  Diyarbakır Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Fecir hanımla evlenen Op.Dr.Abdulaziz Akkaya’nın isimleri Fırat ve Melis olan iki çocuğu var.

Op.Dr.Abdulaziz Akkaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Antalya Akkaya Jinekoloji Kliniği

Antalya Kadın Doğum, Antalya Kürtaj, Antalya Kızlık Zarı Dikimi, Antalya Vajina Estetiği, Antalya Gebelik Takibi, Antalya Doğum, Antalya Sezaryen, Vajina Estetiği ,Genital Siğiller, HPV Enfeksiyonu, Vajinusmus, Kısırlık, Tüp Bebek...


Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 27. Hafta

Gebeliğin 27. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK

Yirmi yedinci haftada bebeğin boyu yaklaşık 36 cm, ağırlığı 850 gramdır. Yirmi yedinci haftada akciğer gelişmeye devam eder. Bebek suyun içinde hava olmasa da, küçük solunum hareketleri yapar. Beyin gelişimi de devam eder ve bilinci kuvvetlenir. Sese verdiği tepkiler iyice artar. Bu haftadan itibaren gözlerini açıp kapama hareketlerini yapar. Bebek aydınlık ve karanlık arasındaki farkı ayırt edebilir.

ANNE

İkinci trimesterin son haftasına girdiniz. İkinci 3 aylık dönem bitirdiniz. Büyüyen rahmin göğüs kafesine yaptığı bası sonucu diyafram yukarı doğru yer değiştirir. Bu akciğerlerin yeterli miktarda havalanmasına engel olacağından solunum ve uyku problemleri yaşanır. Sırtüstü yatmalarda başınızın altına koyacağınız yastık, sizi rahatlatır. Uyku problemi için ılık duş almanızın faydası olacaktır. Büyüyen rahmin karın boşluğunda toplardamara yaptığı bası sonucu, ayak ve bacaklarda şişmeler olabilir. Bunu önlemek için kısa yürüyüşler yapılmalı ve bacakları yukarı kaldırarak dinlenmelidir. Ödemin varlığında tansiyon yüksekliği problemi olmadığından emin olunmalıdır. Bu dönemde tansiyonu kontrol etmekte fayda vardır. Tansiyon 140/90 mmHg’nin altında olmalıdır. Göbeğin ortasından aşağıya doğru uzanan çizgi de iyice belirginleşir. Bunun oluşumu engellenemez ama doğumdan belli bir süre sonra kaybolur.

Bebeğinizin 27. hafta gelişimi ve sizin hayatınızdaki değişimlere göz atalım.

Karnabahar büyüklüğüne ulaşan bebeğiniz hızla büyüyor. Düzenli aralıklarla uyuyor ve uyanıyor. Gözlerini sık sık açıp kapıyor, parmağını emiyor ve bolca hareket ediyor. Beyin dokusundaki gelişme sayesinde beyni daha aktif bir hal alıyor. Henüz tam olarak gelişmemiş akciğerleriyle erken bir doğum söz konusu olursa tıbbi yardıma ihtiyaç duyulacaktır. Bebeğinizi hıçkırık tutuyor olabilir. Bu hareketlerini belli belirsiz hissedebilirsiniz.

Hayatınız nasıl değişiyor?

İkinci 3 aylık dönem de sona yaklaşıyor. Bu aralar vücudunuz son dönem için hazırlık yapıyor. Sırt ağrınız gittikçe daha fazla ağrıyabilir ve bacaklarınızda kramplar yaşayabilirsiniz. Taşıdığınız her gram fazla yüz sizin vücudunuzu da zaman zaman zorluyor.özellikle karın bölgesindeki kilolar ve genişleyen rahminiz kan damarlarını sıkıştırarak kan dolaşımına engel teşkil edebilir. Sık sık dinlenmek, bacaklarınızı uzatıp rahatlamak kan dolaşımı için faydalı olacaktır.

Hamileliğiniz ilerledikçe ağrılar ve kramplar sıklaşmaya başlar. Özellikle geceleri yaşanan bacak krampları gün boyu da belirli aralıklarla kendini belli edebilir. Kramplardan kurtulmanın en etkili yolu bacakları esnetmek ve dinlenmektir. Ayak parmaklarınızı aşağı yukarı doğru oynatın ve düzenli hareketlerle kaslarınızı gevşetin. 

Aile planlaması için erken olduğunu düşünebilirsiniz ancak hamileliğiniz zor döneme girmeden bazı şeyleri belirlemek sizi psikolojik olarak rahatlatacaktır. Doğum sonrasında bebeğinizin bakımı konusunda atacağınız adımları önceden planlamak faydalıdır.

Beslenme düzeniniz

Keskinleşen koku duyusu sebebiyle eskiden sevdiğiniz yiyeceklerden hoşlanmayabilirsiniz. Aksi şekilde eskiden yemediğiniz yiyecekleri yemeye başlayabilirsiniz. Ancak hamilelikte gerekli vitaminleri ve mineralleri aldığınızdan emin olmanız gerekir. Özellikle bebeğinizin organlarının gelişebilmesi için her besin değerinden belirli miktarlarda ve düzenli olarak alınması gereklidir.

C vitamini bu besin değerlerinden biridir. Hamileliğiniz kış aylarına denk gelmiyorsa ve narenciyeleri mevsimi dışında tüketmek istemiyorsanız kırmızı dolmalık biberleri deneyin. Bir dolmalık biberde portakalın 2 katı C vitamini bulunur. C vitamininin yanı sıra gerekli mineralleri ve vitaminleri almak için günde en az 1-2 öğün meyve ve sebze tüketin. Arada taze sebzelerden atıştırabilir, meyve sularıyla hem azalan enerjinizi destekleyebilir hem de bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılayabilirsiniz.

Hamilelikte göz ardı edilmemesi gereken belirtiler

Hamilelikte tecrübe edilen her ağrıdan, acıdan, kramptan ve garip duygulardan şüphelenmek elbette doğru değildir. Sürekli endişeli bir şekilde geçirilen hamilelik bebeğinizi ve sizi olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak bilinçsizce düzenli yaşanılan sorunları göz ardı etmek de önerilmemektedir. İşte hamileliğiniz boyunca asla göz ardı etmemeniz gereken sorunlar:

37. Haftaya Kadar:

-Bebeğinizin kendini aşağı doğru ittiğini hissediyorsanız ve rahminizde baskı hissediyorsanız
-Artan vajinal akıntı, akıntının renginde ve dokusunda değişiklik.

Her zaman:

-Bebeğinizin normalden daha az hareket etmesi
-Sürekli veya artan karın ağrısı ve kramplar
-Vajinal kanama ve akıntı
-Tuvalet esnasında ağrı ve kanama
-Yüksek ateş
- Görme bozukluğu, baş dönmesi
- Sürekli baş ağrısı, konuşmada zorluk ve uyuşukluk
- Yüzden veya göz ve çevresinde şişkinlik, normal şişkinliklerden bağımsız olarak ani şişkinlikler
-Düzelmeyen kramplar,  geçmeyen ağrılar
- Bayılma, mide bulantısı, kusma ve göğüs ağrısı
-Aşırı kaşıntı

Yukarıdaki belirtiler kendini gösterdiğinde en kısa sürede doktora başvurulmalıdır. Yukarıdaki belirtilerin haricinde de vücudunuzda olağandışı bir değişim gözlemliyorsanız aynı şekilde doktorunuza danışmalısınız.

Bu haftanın aktivitesi

Bebeğinizi emzirmek biraz da içgüdüsel bir durumdur. Ancak en etkili şekilde onu nasıl emzirebileceğinizi, ne tür besinlerin süt yapmaya yardımcı olduğunu hamilelik derslerine katılarak öğrenebilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 26. Hafta

Gebeliğin26. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet

BEBEK

Yirmi altıncı haftada bebeğin boyu yaklaşık 35 cm, ağırlığı 760 gramdır. Bu haftada görme siniri gelişir. Karına yoğun ışık tutulursa ışığı görür ve başını o yöne çevirebilir. Gözlerini açıp kapayabilir. Bebeğin göz rengi de oluşur, fakat gerçek göz rengi doğumdan sonraki 4-6 ay da belli olur. Ses ve ışığa duyarlıdır. Dışardan dokunduğunuzda veya sizi duyacağı için konuştuğunuzda size yanıt verir. Bebeğinizin diğer bebeklerden ayırt edilmesini sağlayan el ve ayak izleri oluşmaya başlar. Akciğer gelişimine devam eder. Akciğer hava keseciklerinde sürfaktan denilen madde yapılır. Bu gelişim bebeğin erken doğması durumunda soluk alabilmesi için faydalıdır fakat yeterli değildir.

ANNE

Bu hafta gözlerinizin ışığa karşı oldukça duyarlı olduğunu fark edebilirsiniz. Gebeliğe bağlı göz kuruluğu, pek çok anne adayının ortak yakınmasıdır. Sorunun üstesinden gelebilmek için yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz. Bu gebelik haftasına kadar yaklaşık 6-7 kilo almış olabilirsiniz. Bu haftalarda birden bire ve durup dururken karnınızda bir sertleşme ve ani kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu kasılmalara “Braxton-Hicks” denir. Bu kasılmalar bütün gebelerde olabilir. Endişelenmeyin!

Erken doğum belirtileri:

-Rahim çevresinde dolgunluk hissi,

-Adet sancısına benzer kramp tarzı ağrılar,

-Pozisyon değiştirmekle geçmeyen bel ağrıları,

-Vajinal akıntının artması ya da niteliğinin değişmesi (daha sümüksü, daha sulu ya da kanlı akıntı ortaya çıkması),

-İshalle beraber olan ya da tek başına ortaya çıkan bağırsak krampları

Bu belirtiler kasılma olmadan tek başlarına erken doğum tehdidi açısından bir anlam taşımazlar. Ancak bu belirtilerden biri varsa ve kasılmalarınızın olup olmadığından emin değilseniz yine doktorunuza başvurmalısınız.

Gebelik 26. Hafta bebeğinizin kulaklarındaki sinirler birkaç hafta öncesinden daha hassas algılar.


Sona yavaş yavaş yaklaştığınız bu haftalarda artan heyecanınızı bir nebze rahatlatacak bilgiler…


Bebeğiniz hızla gelişimine devam ediyor. Kulaklarındaki sinirler birkaç hafta öncesinden daha hassas algılıyor. Bu haftalarda sizin ve etrafınızdakilerin sesini rahatlıkla duyabilir. Akciğerlerinin gelişiminde ihtiyacı olan amniyotik sıvıdan nefes alıp verirken ufak miktarda içine çekiyor. Bu nefes alışveriş hareketleri sayesinde doğumda alacağı ilk nefes için de egzersiz yapmış oluyor. İri boy bir salatalık ölçülerindeki ufaklığın cinsel organları da gelişiyor. Eğer bebeğiniz erkekse testisleri erbezi torbasının içerisine doğru hareket ediyor.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Bebeğinizin odasını hazırlamak için oradan oraya koştururken kendinizi fazla yormayın. Hamileliğin son haftalarına gelindiğinde her işe yetişmenizi kimse beklemiyor. Elbette çok daha kolay yorulup nefes nefese kalabilirsiniz. Sık sık acıktığınız için de sürekli yemek molası vermeniz gerekebilir. Tansiyonunuz hala hamilelik öncesinde olduğundan daha düşük. Ancak yükselmeye de devam ediyor.

Preeklampsi gebeliğin ikinci yarısından gelişebilen, hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren bir rahatsızlıktır. Genellikle hamileliğin 37 haftasında ortaya çıksa da daha önce de gözlemlenebileceğini bilerek farkında olmak önemlidir. Yüksek tansiyon şikayetiniz varsa düzenli olarak doktor kontrolünde bunu hekiminiz ile paylaşmanız büyük önem arz eder. Yüzünüzde şişme, göz etrafında torbalar, el ve ayak bileklerinde ani şişkinlik gibi belirtiler gözlemlediğinizde hemen doktorunuza başvurun. Hızlı ve ani kilo almak da bu rahatsızlığın belirtileri arasındadır. Diğer semptomlar arasında sürekli ve şiddetli baş ağrısı, görme sorunları, ışığa hassasiyet, yoğun ağrı, üst midede hassasiyet ve kusma bulunmaktadır.

Son zamanlarda belinizin alt kısmı ağrımaya başladıysa sebebi muhtemelen gittikçe büyüyen ve sığmakta zorlanan rahminizdir. Büyüyen rahim sebebiyle vücudunuzun ağırlık merkezi de değişmiş durumdadır. Karın kaslarınız zorlanıyor ve bir sinir üzerinde baskı uygulanıyor olabilir. Aldığınız kilolar da yabana atılacak cinsten değildir. Bu kilolar kaslarınız alışkın olduğu kilodan daha fazla olduğu için ağrı çok normaldir. Gün boyunca otururken veya yürürken dik durmaya ve duruşunuzu korumaya özen gösterin. Uzun süre ayakta durmayın ve sık sık dinlenin. Çok uzun süre oturmak da iyi değildir. Ufak yürüyüşler kaslarınızın egzersiz yapabilmesi için faydalı olacaktır. Uyurken bacaklarınızın arasına bir yastık yerleştirebilirsiniz. Bu sayede daha rahat uyuyabilirsiniz.

Doğum planı nasıl yapılır?

Doğumunuzu planlamak hem keyifli hem de faydalı bir iştir. Doğuma giderken giyeceğiniz kıyafetten yanınıza alacağınız eşyalara kadar hazırlıklı olmak sizi ruhen de rahatlatacaktır. Bu aşamada daha önce hiç aklınıza gelmeyen ihtiyaçlarınız olduğunun da farkına varabilir ve bu sayede hazırlıksız yakalanma ihtimalini en aza indirmiş olursunuz. Kimse doğuma giderken elinin ayağına dolaşmasını istemez.

Doğum planlaması seçeceğiniz doğum yöntemi için de gerekli olacaktır. Hangisinin sizin ve bebeğiniz için en doğrusu olduğuna elbette yalan yanlış duyumlarla değil doktorunuzla birlikte karar verin. Doğum yöntemine karar verirken sağlık geçmişiniz de önem arz edecektir.

Doğum planı sadece bir ön hazırlıktır. Kimse doğum anını önceden tahmin edemez ve bu plan gereksiz de kalabilir. Ancak planlamış olmak sizi rahatlatacağı için endişelerinizin azalmasında yardımcı olacaktır.

Doğum planı yaparken dikkat edilecekler

Kendinize doğum planı yaparken aşağıdaki noktaları göz önünde bulundurabilirsiniz.

Epidural yöntemle mi yoksa ilaçsız bir doğum mu istediğinize karar verin.

Doğum yaparken yanınızda kimin bulunmasını istediğinizi düşünün. Bazı doğumlarda tıp öğrencileri de bulunmaktadır. Doktorunuzla bu konu hakkında konuşun.

Doğum yaparken karşıya bir ayna yerleştirilmesini ister miydiniz? Bu sayede bebeğinizin doğumunu görebilirsiniz.

Doğum odasında müzik çalmasını tercih edebilirsiniz. Işıkların fazla olması sizi rahatsız edebilir. Odayla ilgili her konuda doktorunuza danışabilirsiniz.

Bebeğinizle ilgili endişeleriniz varsa yapılan testler esnasında yanında birinin durmasını da isteyebilirsiniz.

Enerjinizi arttıracak besinler

Sık yemek molası vermeniz gerekeceği için enerji veren besinleri daha çok tercih etmenizi öneririz. Vücudunuz bebeğinizin gelişimi esnasında güçsüz düşmemelidir.

İşte enerji veren bazı besinler :

Yumurta: Protein deposu olan yumurtada 78 kalori ve 6 gr. Protein bulunur.

Yulaf ezmesi: Yulaf içerisinde stresi azaltan ve enerji veren B vitamini bulunur. Lifler sayesinde de metabolizmayı düzenler.

Elma: sadece lif açısından zengin olmakla kalmayıp kalbi ve kasları da güçlendiren elma atıştırmalık olarak tercih edilebilir.

Balkabağı: Bol miktarda potasyum içeren bal kabağı kandaki şeker oranını düzenler ve bağışıklık sistemini destekler.

Somon: Kalbiniz, beyniniz ve hemen her organınızı etkileyen omega-3 yağ asitlerini içeren somon araştırmalara göre morali de yükselmektedir.

Yoğurt: Protein, kalsiyum ve D vitamini içeren yoğurt hem metabolizmayı düzenler hem de bağışıklık sistemini ve gelişmeyi hızlandırır.

Nohut: Humus hamilelikte size çok faydalı olabilir. İçeriğindeki susam, limon ve zeytinyağıprotein, fiber, demir ve folat açısından zengindir.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 25. Hafta

Gebeliğin 25. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet
BEBEK
Yirmi beşinci haftada bebeğin boyu yaklaşık 34 cm, ağırlığı 660 gramdır. Omurga yapısı güçlenmiş ve omurilikteki sinir yapısı gelişmiştir. Damak tam anlamıyla oluşmuştur. Akciğerlerinde kan damarları oluşur. Vücut için çok önemli olan ter bezleri gelişir. Bebek yakalama hareketleri yapmaya başlar. Bebeği sık sık hıçkırık tutmaya başlar.

ANNE
Büyüyen rahimin bası yapması ve dolaşımın bozulması nedeni ile bacaklarda varisler, bel ve sırtta ağrılar olabilir. Bazı gebelerde ise bütün vücutta, el parmakları da dahil, ağrılar olabilir. Bu ağrıları azaltmak için ayakta iken sık sık pozisyon değiştirmeli, fırsat buldukça uzanılmalı ve ılık suyla duş alınmalıdır. Bu dönemlerde vajinal akıntı artabilir. Kokusuz ve renksiz akıntı gebelikte normaldir..

Gebelik 25. Haftada bebeğin yağ dokusu oluşmaya başlar.


Tepeden tırnağa bebeğiniz 29 cm uzunluğunda! İşte bu  25.haftaki gelişimi…

Orta boy bir şalgam büyüklüğündeki bebeğinizin yağ dokusu da oluşuyor. Yağ dokusunun oluşmasıyla cildinin altı doluyor ve kırışıklıklar da yavaş yavaş azalıyor. Bedenindeki tüylenme de devam ediyor.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Sadece bebeğinizin değil sizin vücudunuzda da tüylenmeler görülüyor. Saçlarınız daha gür çıkıyor ve daha önce tüy bulunmayan yerlerinizde tüyler büyümeye başlıyor. Bunun sebebi elbette hormonal değişiklikler. Hormonlarınızda yaşanan değişiklikler sebebiyle önceden sık sık dökülen tüyleriniz vücudunuzda daha fazla tutunuyor. Doğum yaptıktan sonra bu tüyler hızlıca dökülmeye devam edecektir.

Hamileliğin ilk haftalarındaki gibi rahat hareket edemediğinizi fark etmişsinizdir. Büyüyen karnınızla birlikte spor yapmakta zorlanıyor ve daha çabuk yoruluyorsunuz. Doktorunuza spor yapmaya devam edip etmemeniz konusunda danışın. Herhangi bir sağlık sorunu sebebiyle daha hafif hareketlere yönelmenizi veya sporu bırakmanızı önerebilir. Vücudunuzun gittikçe büyümesi sebebiyle ilk haftalarda yaptığınız hareketleri devam ettirmek zor gelebilir. Daha hafif egzersizleri tercih etmek sizin ve bebeğinizin sağlığı için faydalı olacaktır.

24-28. haftalar arasında yapılan glukoz testiyle birlikte anemi testi de yaptırmayı unutmayın. Bu sayede hamilelerde çok yaygın olan demir eksikliğine bağlı anemiye karşı önlem alabilirsiniz. Eğer böyle bir durum söz konusu ise demir takviyesi almanız önerilebilir.

Doktor kontrolleri hakkında bilmeniz gerekenler

Doktoru ne sıklıkta görmek gerekmektedir?

28-36. haftalar arasında her iki haftada bir doktor kontrolüne gitmeniz gerekmektedir. Planlanan doğum zamanından 1 ay öncesinden itibaren ise bu ziyaretler haftada 1 olacak şekilde gelişmektedir.

Doktor ziyaretlerinde ne yapılır?

Doktorunuz bu ziyaretler esnasında size fiziksel ve ruhsal olarak nasıl hissettiğinizi soracaktır. Vajinal kanamalar, olağan dışı akıntı, baş ağrısı veya depresyon gibi sorunlarınız olup olmadığını bilmek isteyecektir.

Bebeğinizin hareketlerini bilmek isteyecektir. Ne kadar sıklıkta tekme attığını ve hareket ettiğini doktora gitmeden önce kaydetmeniz size yardımcı olacaktır.

İdrar testi yapılarak preeklampsi, idrar yolu hastalıkları gibi sorunların varlığı test edilecektir.


Bebeğinizin kal atışları kontrol edilecek, şekli ve duruş pozisyonu gözlemlenecektir. Bebeğinizin büyüme hızının normal olup olmadığı incelenecektir.

Rahminizin ne oranda genişlediği kontrol edilecektir. Her ziyarette rahim kontrolü yapılmaz. Ancak belirli sıkıntılarınız varsa kontroller sıklaşabilir. Özellikle erken doğum riski söz konusu ise her ziyarette rahmi incelemek gerekebilir.

Doktorunuz size ortaya çıkabilecek sorunlar ve problemlerle ilgili bilgi verecektir. Kulaktan dolma önerilere değil doktorunuza güvenmeniz gerektiğini vurgulayacaktır.

Doktor kontrolüne eşinizle birlikte gitmenizi öneririz. Bu sayede hangi konularda dikkatli olmanız gerektiğini, size karşı davranışlarında dikkat etmesi gereken noktaları öğrenmiş olacaktır.

Bu haftanın aktivitesi

Eşinizle romantik bir akşam yemeğine ne dersiniz? Sizin psikolojik haliniz ne kadar değişkense eşinizin de farklı hissettiğini unutmayın. Baba olmak azımsanacak bir sorumluluk değildir. Onunla en iyi yanlarını, neden iyi bir baba olacağını konuşun. Bebeğinizin ikinizi birbirinize daha çok bağlayacağını anlatın.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 24. Hafta

Gebeliğin 24. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
Bebeğin boyu yaklaşık 30 cm, ağırlığı 600 gramdır. Bu haftada akciğerde solunum yollarının gelişimi hızlanır. Akciğerlerde sürfaktan yapımı başlar. Sürfaktan, akciğerlerde havalanmayı sağlayan hava keseciklerinin iç yüzeyini kaplar ve kesecik içindeki havayı boşalttıktan sonra kesecik duvarlarının birbirine yapışmasını önleyen maddedir. Yirmi dört haftadan önce akciğer gelişimi çok az olduğu için bebeklerin yaşama şansı hemen hemen hiç yoktur. Bebek bilincini kazanmaya başlar. Hafızası bilgileri depolamaya başlar. Zihinsel fonksiyonları bu hafta daha fazla ve hızlı gelişecektir. Bebeğiniz hızla kilo almaya devam eder. Bu da kas ve yağ dokusunda artışa neden olur. Tat duyusu gelişir. Burun delikleri açılır.

 
ANNE
Annenin iştahı bu haftalarda fazlaca açılır. Gebelerin en büyük korkusu kontrol edemedikleri iştah açılmasıdır. Normal seyirde kilo alan gebeler, gebeliğin başından beri 6-7 kilo alır. Diş eti kanamaları görülebilir. Diş etleriniz çekilebilir. Bu nedenle eğer benzer yakınmalarınız varsa ihmal etmeden diş hekiminiz ile görüşmelisiniz. Bu haftalarda vücudunuz su tutmaya başlar ve ayak bileğinde ödem oluşabilir. Özellikle ayakta çok kalıyorsanız ayak bileğinde ve ayakta ödem gelişir. Bu fizyolojik ödemdir. Eğer ödem bacağınızı yukarısına çıkıyorsa doktorunuza başvurun! Bu dönemde tansiyonunuz da 140//90 mmHg’nin üzerinde ise bu preeklampsinin belirtisi olabilir.Bu durumda acil olarak doktorunuza başvurun.

Düzenli bir şekilde gelişimini devam ettiren bebeğinizin bu hafta yaşayacağı değişime göz atalım.

Bir mısır başağı büyüklüğündeki bebeğiniz normal bir insan görünümüne kavuşuyor. Düzenli olarak uzuyor ve kilo alıyor. Beyni en hızlı büyüyen organları arasında ilk sıralarda. Akciğerlerinde bronşları gelişiyor ve solunum ağacı tamamlanıyor. Cildi hala oldukça ince ve transparan. Ancak kısa süre içerisinde o da kalınlaşmaya ve değişmeye başlayacak.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Son birkaç haftadır rahminizin üst kısmı büyüyor ve yükseliyor. Karnınız bir futbol topu büyüklüğüne ulaştı. Bu haftalarda çoğu kadına glukoz tolerans testi yapılır.  Bu test sayesinde hamileliğe bağlı yüksek şeker olup olmadığı kontrol edilir.

Tedavi edilmeyen diyabet normal doğum ihtimalini azaltarak sezaryen doğuma yönelmeyi arttırır. Çünkü bebek normal doğum yapılamayacak kadar büyür. Ayrıca doğumda komplikasyonyaşanma riski de artar.

Erken doğuma dikkat

Hamilelik istatistiklerine bakıldığında % 10’luk bir oranla erken doğum söz konusudur. Erken doğumların 1/4’ü bebeğin alınması gerektiği için gerçekleştirilir. Erken doğum sebepleri arasında preeklampsi veya bebeğin gelişiminin durması bulunur. 37 hafta öncesinde gerçekleştirilen doğumlara erken doğum denir. Tıbbi gereksinimler dışında suyun gelmesi veya rahmin nedensiz açılması erken doğuma sebep olur.

Erken doğumun belirtileri nelerdir?

Vajinal akıntıda artma
Vajinal akıntının dokusunda değişme(sulu, mukus benzeri veya kanlı akıntı)
Vajinal kanama
Karın ağrısı, adet sancısı benzeri ani kasılmalar
Pelvik bölgede baskı ve ağrı(bebeğiniz kendini itiyormuş gibi bir his)
Özellikle daha önce yaşamadıysanız bel ağrısı

Bu belirtilerin bazıları kafa karıştırıcı olabilir. Örneğin pelvik bölgede baskı veya bel ağrısı normal hamileliklerde de yaşanır. Ancak en ufak bir belirtiyi dahi göz ardı etmemek gerektiği için doktora başvurmak iyi olacaktır.

Erken doğum olacağını anladığımda ne yapmalıyım?

Erken doğum belirtilerini gözlemlediğinizde doktorunuzu arayın. En kısa sürede hastaneye gidin. Özellikle amniyotik sıvının akması gibi durumlarda tedbirli davranın. Hastaneye ulaştığınızda bebeğinizin kalp atışları ve enfeksiyon şüphesiyle idrarınız bir dizi teste tabi tutulacaktır. Vajina veya rahimden örnekler alınıp enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilmek için laboratuara gönderilecektir.

Erken doğan bebeklerde yaşanabilecek sorunlar

Bebeğiniz normal doğum zamanına ne kadar yakın doğarsa yaşama şansı o kadar yüksektir, sağlık sorunu riski ise daha azdır. 34-37 haftalar arasında doğan bebeklerde genellik pek sorun yaşanmamaktadır. Bazı bebekler henüz 24 haftalıkken doğabilir. Ancak bu bebeklerin yaşam şansı da erken doğan ünitesindeki gelişmeler sayesinde gün geçtikçe artmaktadır. Ancak uzun süre kontrol altında tutulmaları gerekmektedir.

Erken doğum riskini arttıran faktörler

Erken doğum riskini arttıran bazı faktörler söz konusudur. İşte bu faktörler:

Önceden erken doğum yapmış olmak
Çoğul gebelik
Tüp bebek yöntemiyle hamile kalmak
Plasenta,rahim ve rahim yolu sorunları
Sigara, alkol ve uyuşturucu
Yetersiz beslenme
Alt genital yol enfeksiyonları ve amniyotik sıvıyı etkileyen enfeksiyonlar
Yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklar
Aşırı veya az kilolu olmak
Aile içi şiddet veya bir yakının ölümü gibi psikolojik sorunlar
Çoğul düşük veya kürtaj
Fiziksel travma ve yaralanma


Erken doğum herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Bu nedenle erken doğum belirtileri görüldüğünde hemen doktora başvurmak gerekmektedir.

Bu haftanın aktivitesi

Bebeğiniz doğmadan önce evinizde yapmanız gereken düzenlemelere özen gösterin. Kırık ve dökük eşyaları onarın, duman detektörü taktırın, en kötüsüne hazırlıklı olmak için bir ev boşaltma planı belirleyin

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 23. Hafta

Gebeliğin 23. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
Bebeğin boyu yaklaşık 29cm, ağırlığı 500 gram kadardır. Bebek geçtikçe daha fazla büyür ve tombullaşır. Yenidoğan bebeğe benzemeye başlar. Orta kulaktaki kemikleri sertleştiği için daha iyi duyar. Göz pigmentleri oluşmaya başlar. Pankreas bezi gelişir ve insülini daha düzenli salgılar. Bebeğin bütün vücudu yoğun şekilde ince tüyleriyle (lanugo) kaplanmıştır.

ANNE
Bel ve sırta binen yük arttığı için, bel ve sırt ağrılarında artış söz konusudur. Bel kıvrımı biraz daha içe doğru dönebilir. Bu ağrılar, ağırlık merkezinin değişmesiyle alakalıdır. Bacaklara kramp girmesi bu haftalarını yaşayan gebelerde sıkça görülebilir. Bu kramplar özellikle gece sabaha karşı anneyi uykudan uyandırabilecek kadar şiddetli olabilir. Kalsiyum ve magnezyum alımı, bol süt içmek bu yakınmaları ve krampların sıklığını azaltacaktır.

İri bir mango boyutlarına ulaşan bebeğinizin bu haftaki gelişimi…

Müziğin sesini açın ve hafif hareketlerle dans etmeye başlayın. Bebeğinizin gelişen hareket algılama duyusu sayesinde sizin ritmik hareketler yaptığınızı fark edecektir.  İri bir mangobüyüklüğündeki bebeğinizin akciğerlerindeki kan damarları gelişimini sürdürüyor. Bebeğinizin nefes almak için hazırlanıyor. Gittikçe keskinleşen duyma algısı sayesinde dış dünyadaki sesleri duyabiliyor. Örneğin, köpek havlaması veya elektrik süpürgesi gibi yüksek sesleri tanımaya başlıyor. Bebeğiniz doğduktan sonra muhtemelen bu seslere alışmış olacak ve aşırı tepki vermeyecektir.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Ayak bilekleriniz ve ayaklarınızda şişmeler yaşanabilir. İlerleyen haftalarda bu şişkinlik daha da artabilir. Eğer hamileliğiniz yazın sıcaklarına denk geliyorsa akşamüzeri aşırı bir yorgunluk hali çökebilir. Bacaklardaki ağrıların sebebi kan akışında yaşanan değişimlerdir. Bu duruma ödem adı verilir. Ödem oluşması, hamilelikte normal bir süreçtir. Vücudunuzdaki fazla sıvılar dokularda birikir.

Büyüyen rahminiz de kan damarlarına baskı uygulamaktadır. Bu baskı bacaklarınızdan kalbinize giden damar üzerinde etkilidir. Bu nedenle bacaklarınızdan geri gelen kan akışı yavaşlamaktadır. Yavaşlayan kan akışı birikmelere ve şişmelere neden olur.

Şişkinliğe karşı öneriler

Ödem özellikle son 3 aylık döneme has bir durumdur. Ağrıyan ayaklarınızı yan yatarak dinlendirebilirsiniz. Vena cava olarak bilinen ve bacaklardan kalbe kan dolaşımını sağlayan damar vücudun sağ tarafında bulunduğundan sol tarafınıza uzanmak önerilmektedir.

Mümkün olduğu kadar ayakları yukarıda tutmak önemlidir. İşyerinde ayaklarınızın altında destekleyebilecek bir tabure koyun. Otururken bileklerinizi çaprazlamayın veya bacak bacak üstüne atmayın. Kısa süreli aralıklarla bacaklarınızı esnetin. Önce bacağınızı sonra bileğinizi hareket ettirin.

Düzenli spor yapmaya, bol su içmeye özen gösterin. Sürekli oturmayın veya sürekli ayakta kalmayın. Bacaklarınızı veya bileklerinizi sıkacak çoraplar giymeyin.

Ödemin ne kadarı normaldir?

Ödem hamilelikte normal bir durumdur. Ancak aşırı şişme meydana geliyorsa bu preeklampsinin bir belirtisi olabilir.

Preeklampsi nedir?

Preeklampsi hamilelerin % 5’lik bir kısmı etkileyen karmaşık bir hastalıktır. Hamileliğin 20. haftasından sonra yüksek tansiyonunuz ve idrarınızda protein varsa preeklampsi teşhisi konur. Genellikle 37. haftaya kadar kendini göstermiş olsa da hamileliğin 2. yarısında her an ortaya çıkabilir. Doğum sırasında veya doğumdan sonraki 48 saatiçerisinde de belirtiler görülebilir. Hafif olabileceği gibi ileri bir vaka da olabilir.

Preeklampsi, kan damarlarının daralarak sıkışmasına ,dolayısıyla tansiyonun yükselmesine ve kan akışının azalmasına neden olur. Kan akışı azaldığında bu durum organlar için tehlike teşkil eder. Özellikle beyin, karaciğer ve böbrekler etkilenecek ilk organlar arasında yer alır.

Kan akışının azalması rahme ulaşan kanın miktarının da düşmesi demektir. Bu nedenle bebekte gelişme geriliği, yetersiz amniyotik sıvı ve plasentanın rahim duvarından erken ayrılması gibi sorunlar baş gösterebilir. Bu nedenle aşırı şişme ve ödem gibi durumlarda en kısa sürede doktora danışmak gerekmektedir.

Preeklampsinin belirtileri nelerdir?

Preeklampsi bir anda gelişebilen bir sorun olduğu için belirtilerini bilmek ve takip etmek önemlidir.

Yüzünüzde, ellerinizde, ayaklarınızda ve göz çevrenizde şişkinlik gözlemlerseniz hemen doktora gitmelisiniz. Hastalık ilerlediğinde şu semptomlar da kendini gösterebilir:

Şiddetli ve sürekli baş ağrısı
Görme bozukluğu ve bulanıklık
Üst karında yoğun ağrı ve hassasiyet
Mide bulantısı ve kusma

Belirtiler kişiler arasında değişiklik gösterebilir. Özellikle ilk evrelerde hiç belirti görülmediği durumlar da söz konusudur.

Hamilelikte bu tür sorunların teşhisi için vücudunuzun farkında olmak çok önemlidir. En ufak bir değişiklik, rutin gelişmelerdeki aksaklık ciddi bir sorunun habercisi olabilir. Bu nedenle değişikliklerden doktorunuzu haberdar etmek anneliğin ilk aşamasında sizin en önemli görevlerinizdendir.

Haftanın aktivitesi

Bebeğinize bir mektup yazmaya ne dersiniz? Hayatı boyunca saklayabileceği bu anı sayesinde onun da yaşamına renk katmış olacaksınız. Mektubunuzda dileklerinizden, onun hayatı hakkındaki planlarınızdan ve geleceğinden bahsedebilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 22. Hafta

Gebeliğin 22. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
Yirmi ikinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 28 cm, ağırlığı 430 gramdır. Bu haftaya kadar kafa vücuttan daha büyük olur fakat 22. haftadan itibaren vücut ta gelişerek, kafa büyüklüğü ile orantısını sağlar. Bebek doğum şeklini almaya başlamıştır. Bebeğinizin beyin gelişimi hızla oluşmaya devam eder. Göz kapakları, burun delikleri şekillenmiştir. Kaş ve kirpikleri tamamen ortaya çıkar. Bebeğin parmak izleri tamamen oluşmuştur. Erkek bebeklerin testisleri bu haftada karın boşluğundan dışarıya torbaları içerisine doğru inmeye başlar. Bebek hareketlidir. Kol ve bacaklarını sıklıkla oynatır.

 
ANNE
Rahminiz göbek deliğinden 2 parmak yukarıdadır. Artık bebeğiniz konuşmalarınızı daha iyi algılar. Konuşurken, kitap okurken veya şarkı söylerken sizi duyar. Hormonların etkisi ile bütün damarlarda genişleme olur. Bacaklarda varis, makatta da basur (hemoroid) olabilir. Kabızlık, bu sorunu artırır. Basur,makatta kanama, kaşıntı ve ağrıya neden olabilir. Bu durumda doktorunuza başvurun! Diş etleri hassaslaşır ve şişebilir.

Ultrasonda gördüğünüz bebeğin vücudunun tüylerle kaplı olduğu fark edilebilir.
Gebelik 22. Hafta
27 santim boya ulaşan bebeğiniz orta boy bir kabak uzunluğunda! İşte bu hafta sizi ve bebeğinizi bekleyen değişimler…

Minyatür insan görünümünde olan bebeğinizin dudakları, göz kapakları ve kaşları birbirinden ayrılarak olmaları gereken yere doğru yol alıyor. Diş etlerinin altında oluşan minik kökler de bebeğinizin çıkacak dişlerinin temelini atıyor. Gözleri oluşmuş olsa da henüz renk veren madde iris gelişimini tamamlamadı.

Ultrasonda gördüğünüz bebeğin vücudunun tüylerle kaplı olduğu fark edilebilir. Ayrıca derin kırışıklıklar da dikkatinizi çekebilir. Bu kırışıklıklar yağ dokunun gelişimini tamamlamasıyla azalacaktır. Bebeğinizin hormonlarının üretimini sağlayan pankreas bu hafta büyük bir gelişme kaydedecek.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Bir el mıknatısı gibi göbeğinizin her görende dokunma hissi uyandırıyor. Bu sizi zaman zaman rahatsız edebilir. Ancak bu da hamileliğin güzel taraflarından biridir. İnsanların size karşı tavrı ve nezaketi göbeğinizin belirginleşmesiyle artmış bulunuyor. Artık hamile olduğunuz apaçık ortada ve karşınızdakiler de sizin hassasiyetinizin farkında. Daha önce hamilelik geçirmiş kişilerin normalden daha fazla veya az kilo aldığınızı söylemelerine kulak asmayın. Nitekim her hamilelik farklı gelişir ve her kadının vücudu farklı bir biçimde değişir. Önemli olan doktorunuzun ne söylediğidir ve onu can kulağıyla dinlemeniz gerekmektedir.

Göbeğinizin büyümesiyle hafif çatlaklar ve çizgiler görmeniz normaldir. Her hamilelikte görülebilecek bu izlerden kurtulamayacağınızı düşünerek umutsuzluğa düşmeyin. Mümkün olduğu kadar nemlendirici kullanmaya ve cildin elastikiyetini arttırmaya özen gösterin. Bu çizgiler açık pembe veya daha koyu renklerde olabilir. Renk farklılıkları cildinizde baskın olan pigmentlerle ve cilt renginizle ilgilidir. Genellikle göbek bölgesinde görülen bu çizgilere kalçada, göğüslerde ve bacaklarınızda da rastlanabilir. Kullandığınız nemlendiricinin cildinizi tahriş etmeyeceğinden emin olun. Nemlendiriciler çizgileri önleme konusunda garanti vermeyebilir, ancak cildin esnek kalmasını sağladıkları bilinen bir gerçektir.

Göbeğinizin ötesinde yaşanan değişimler

Göbeğinizin büyümesini elbette bekliyordunuz. Göğüslerinizin irileşmesi de normal geliyordu. Ancak yaşadığınız diğer fiziksel değişimlere hazırlıklı değildiniz. İşte hamilelikte özellikle hormonlara bağlı olarak görülebilecek farklılıklar…

Daha gür ve kalın saçlar

Aslında hamilelikte saçlarınız gürleşmez, sadece daha az dökülür. Bu nedenle gittikçe gürleşmiş bir görünüm elde edersiniz. Normal olarak kafanızdaki saçların % 85-95’lik kısmı büyürken diğer kısım dinlenme evresindedir. Bu evre sonrasında saçlar doğal olarak dökülür ve yerine yenileri çıkar. Normal şartlar altında bir kadın günde 100 saç teli döker. Ancak hamilelik esnasında yüksek seviyede östrojene bağlı olarak büyüme evresi uzar ve gelişen bir saç daha geç dökülür. Dökülene kadar da gelişimine devam eder. Bazı kadınların saç dokusunda da değişimler gözlemlenmiştir. Kıvırcık saçlıların daha düz hale gelmesi veya kuru saçların yağlanmasına rastlanabilir.

Vücutta artan tüylenme

Hamilelikte vücutta çıkan kılların sorumlusu androjen hormonudur. Çenenizde, yanaklarınızda ve daha başka bölümlerde tüylenmeler olabilir. Bu fazla tüylerden kurtulmak için epilasyon yöntemlerini tercih edebilirsiniz. Ancak kan dolaşımına karışabilecek tüy dökücü veya beyazlatıcı ürünlerden uzak durmanız gerekmektedir.

Kalıcı epilasyon yöntemlerinden olan lazer gibi seçenekler hamilelikte pek önerilmemektedir. Hormonlar sebebiyle artan pigmentasyona bağlı olarak bu teknikler kullanıldığında cilt renginde koyulaşma ve değişim gözlemlenebilir. Bebeğiniz doğduktan sonra en fazla 6 ay içerisinde kurtulacağınız bu tüylere karşı geçici epilasyon yöntemlerini kullanmanız önerilmektedir.

Daha hızlı uzayan tırnaklar

Hamilelikte tırnaklarınız normalde olduğundan daha hızlı uzayabilir ve dokusunda değişimler görülebilir.Bazı kadınların tırnakları kalınlaşırken diğerlerinin daha kırılgan hale gelmesi normaldir. Bu sorundan kurtulmak için temizlik yaparken eldiven giymek ve sürekli elleri nemlendirmek önerilmektedir.

Cilt değişiklikleri

Bazı hamilelerin cildinde ciddi bir parlaklık ve güzellik göze çarpmaktadır. Hormonlar sayesinde yaşanan bu güzellik durumu psikolojiyi de olumlu yönde etkilemektedir. Bazı şanssız hamilelerde ise akne gibi can sıkıcı sorunlar yaşanabilir. Her iki durumda da cilt tipinize uygun bir bakım uygulamak, günde 2 defa temizlemek ve nemlendirmek rahatlamanızı sağlayacaktır. Kullandığınız nemlendiricilerin su bazlı olmasına ise özen göstermelisiniz.

Çatlaklar ve çizgiler

Bebeğinizin büyüdükçe artan çatlaklardan korkmayın. Bu çatlaklar bazen derinizin normal renginden farklı da olabilir. Ancak can sıkacak bir durum yoktur. Bebeğinizi doğurduktan en fazla 12 ay sonra düzenli spor ve nemlendirme yardımıyla onlardan tamamen kurtulabilirsiniz. Hamilelikte hedef kilonuzda kalmaya özen göstererek yok olmalarını garantileyebilirsiniz. Aksi takdirde kalıcı olmalarına davetiye çıkarmış olursunuz.

Cilt renginde değişmeler

Artan melanin maddesi sebebiyle hamilelikte cilt renginizde değişimler yaşanabilir. Yüzünüzde yama şeklinde koyuluklar da görülebilir. Bu pigment güneş altında kaldığınız süreyle doğru orantılı olarak artacağı için bu yamalar daha da koyu bir renge bürünebilir. Özellikle hamileliğiniz yaz aylarına denk geliyorsa yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmak, güneş altında fazla kalmamaya özen göstermek gerekmektedir. Özellikle sabah 10.00 ve öğleden sonra 14.00 arasında güneşe çıkmamaya özen gösterin.

Daha büyük göğüs aylaları ve koyu renk uçlar

Göğüs uçlarının koyulaşması, meme aylası olarak bilinen halkaların büyümesi hamilelikte yaşanabilecek bir durumdur. Ayrıca meme aylası bölümünde minik kabarcıklar çıkması da normaldir. Bu kabarcıklar yağ üreten bezlerdir ve cildi bakterilerden koruyarak nemli kalmasını sağlar. Bazı kadınların göğüslerindeki damarlar da belirginleşebilmektedir.

Ayak büyümesi

Hamilelikte ayak numaranızın da büyüyebileceğini biliyor muydunuz? Gevşeyen ve genişleyen bağ dokular nedeniyle ayaklarınız kalıcı olarak büyüyebilir. Ayaklarda şişme ise hamilelik sonrasında ortadan kaybolacak bir durumdur. Hamilelikte rahat ayakkabılar tercih edilmesi bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Hem omurganızın ve vücudunuzun sağlığı hem de rahatınız için konforlu ayakkabılar giymeye özen gösterin.

Bu haftanın aktivitesi

Hamilelikte parmaklarda şişme yaşanması çok normaldir. Geç olmadan yüzüklerinizi denemeyi unutmayın. Özellikle hiç çıkarmadığınız alyansınızın parmağınızı sıkıp sıkmadığına dikkat edin. Kadınların çoğu genellikle hamilelikte alyanslarını bir zincir yardımıyla boyunlarında taşımayı tercih etmektedir.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 21. Hafta

Gebeliğin 21. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet
BEBEK
Yirmi birinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 27 cm, ağırlığı 350 gram kadardır. Bebeğinizin cildi çok ince iken, artık yavaş yavaş kalınlaşmaya başlar. Dili tamamen gelişir. Bebeğin bacakları vücuduna göre normal oranlara gelir. Bu haftalarda daha geniş alanda duran bebek daha iyi hareket eder ve bu hareketler dışardan rahatça gözlemlenir. Bu dönemde dış dünyadan gelen güçlü ışığı ve sesi hisseder. Artık sizi duyar, bu nedenle anne bebekle konuşabilir, müzik dinletebilir. Bu anne ve bebek iletişiminde ve bebeğin duygusal gelişiminde de önemlidir. Düzenli olarak uyur ve uyanır.
 
ANNE
Rahminiz göbek deliğinin bir santim yukarısına ulaşır. Rahmin hızla büyümesine bağlı rahmi yerinde tutan bağların gerilmesi nedeniyle kasık ağrıları olabilir, normaldir. Ancak buna kanama ve su gelmesi ilave olursa acilen doktorunuza başvurun! Annenin karnı büyümeye devam ederken kaşıntılar ve çatlaklar oluşabilir. Bu konuda rahatlamanın en iyi yolu düzenli olarak krem kullanmaktır. Kremler, cildin yumuşamasını ve esnemesini sağlayarak karın büyümesini kolaylaştıracaktır. Çatlak önleyici kreminizi ve kaşıntıları gidermek için nemlendiricinizi kullanın! Dolaşımınızdaki kan miktarındaki artış nedeni ile ayaklarda ve ayak bileklerinde şişmeler olabilir. Zaman zaman ayakları hafif yükselterek dinlenmek ve bol su içmek bu yakınmaları azaltır. Bu nedenle gün içinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin! Yirmi birinci haftada 6 kilo almış olabilirsiniz. El ve ayak bileklerinde oluşabilecek şişlikleri önlemek için ayakta uzun süre sabit kalmamak gerekiyor.Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürmeye dikkat etmelisiniz. Tansiyon büyük 140, küçük 90 mmHg’yi geçerse mutlaka doktorunuzu arayın!

Yürüyüş yapmayı, nefes egzersizlerini ve demir takviyesi almayı unutmayın!

Bel ve sırt ağrıları için masaj ve sıcak uygulama teknikleri kullanılabilir.

Bebeğinizin 25 santim uzunluğa ulaştığı 21. haftadaki gelişmelere bir göz atalım.
Gebelik 21. Hafta

Bebeğinizin 25 santim uzunluğa ulaştığı 21. haftadaki gelişmelere bir göz atalım.

Yolun yarısını atlattınız. Üstünden bir hafta daha geçti bile! Boyutları hemen hemen bir havuç uzunluğunda olan bebeğiniz bir dövüş ustası gibi karnınızın içinde hareket ediyor. Dönerken yaptığı hareketler bu aralarda tekmelere ve yumruklara dönüşüyor. Bebeğinizin hareketlerini siz de anlamaya başlıyorsunuz. Yavaş yavaş ne yaptığını hissediyor ve onunla aranızdaki bağı güçlendiriyorsunuz. Bebeğinizin kaşları ve göz kapakları oluşmuş durumda. Eğer bebeğinizin cinsiyeti kızsa dış genital organının da oluşmaya başladığı söylenebilir.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Anne olacağınız fikrine her geçen gün daha çok alışıyorsunuz. Başta bebeğinizin varlığına çok fazla inanamamış olsanız da hareketlerini hissedip gözle görebileceğiniz bir boyuta ulaştığında ona karşı daha da yakın hissediyorsunuz. Bu dönemler oldukça rahat geçen haftalardır. Henüz çok büyük bir göbeğe sahip değilsiniz. Bu nedenle rahat hareket edebiliyorsunuz. Hazır bu evredeyken tadını çıkarmaya bakın. Nitekim son 3 aylık dönemde göbeğinizle birlikte başka sorunlar da büyüyebilir.

Hamilelikte akne

Hamilelikte akne sorunu genel bir durumdur. Bunun sebebi artan hormonlardır. Özellikle androjen hormonundaki artış sebebiyle sebum adı verilen yağ maddenin üretimi artar ve akne sorunu gözlemlenebilir. Ancak bazı hamilelerde genelin tam aksine var olan akne sorununun azaldığı görülmektedir.

Üretilen ekstra sebum ve dökülen cilt hücreleri gözenekleri kapayarak bakterilerin hızlıca çoğalabileceği bir ortam yaratır.

Akneye karşı dikkat edilmesi gerekenler ve alınabilecek önlemler

Günde 2 defa yüzünüzü nazik bir şekilde yıkayın.
Yüzünüzü keselemekten kaçının.
Nemlendirici kullanıyorsanız yağsız olmasına özen gösterin.
Sivilcelerle oynamaktan ve onları sıkmaktan kaçının. Aksi takdirde yüzünüzde iz kalabilir.
Eğernmakyaj yapmanız gerekiyorsa su bazlı ürünler tercih edin. Akneye meyilli ciltler için üretilen özel ürünlere göz atın.
Doktorunuza size jel veya losyon önermesi için talepte bulunun. Gelişigüzel ilaçlar kullanmak yerine size iyi geleceği bilinen ilaçlar kullanmaya özen gösterin. Doktorunuzdan habersiz ilaç almayın veya merhem kullanmayın.

Akne tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hamilelik

Hamilelikte bazı ilaçların kullanılması ciddi doğum sorunlarına, düşüğe ve engelli doğuma sebep olabilir. Hamilelik öncesinde kullandığınız ilaçları doktorunuza danışmadan hamilelik sürecinde kullanmayın. Hamilelikte ilaç almaktansa harici uygulanacak merhemler ve kremler daha fazla tercih edilmektedir. Ancak her durumda doktorunuza mutlaka danışın.

Hamilelikte varis

Varis, cilt yüzeyine yakın yerlerde şişen damarlar sonucu oluşur. Yüzeye yakın bulundukları için kötü bir görünüme sebebiyet verebilen bumavi-mor damarlar genelde bacaklarda görülür.

Varis, bacaklarınızı ağır ve ağrılı hissetmenize sebep olur. Görüntü bozukluğunun dışında kaşıntı, yanma ve batma hissi de duyulabilir. Eğer hamilelik öncesinde varis probleminiz yoksa doğumdan sonra gideceklerinin müjdesi verilebilir. Peki, varislere karşı neler yapılabilir?

Düzenli olarak spor yapmaya özen gösterin.
Hamileliğin aşamasına bağlı olarak doktorunuz tarafından belirlenen kiloda kalmaya çalışın.
Her müsait zamanda ayaklarınızı yukarıya kaldırarak dinlendirin.
Otururken bacaklarınızı çapraz halde tutmayın.
Uzun süre oturmayın veya ayakta kalmayın.
Kan akışının düzenli olması için sol tarafınızda uyumaya özen gösterin.

Hamilelikte değişen seks yaşantınız

Bazı kadınlar hamilelikte libidolarının yükseldiğinden bahseder. Rahim bölgesinde artan kan damarı yoğunluğu ve hassasiyet sayesinde cinsel ilişkinin verdiği zevk de artabilir. Bu durumlar oldukça normaldir. Ancak cinsel ilişkiye karşı bir soğukluk da gelişebilir. Bunun sebebi ise kendinizi kötü hissetmek ve eşinizle yakınlık kurmak istemeyişiniz olabilir. Her iki durumda da eşinizi bilgilendirmek çok önemlidir. Nitekim erkeklerin sizin ne hissettiğinizi bilmesini veya tahmin etmesini bekleyemezsiniz.

Hamilelikte seks pozisyonları da dikkat edilmesi gereken diğer bir konudur. Çoğu çift hamilelik esnasında yeni pozisyonlar keşfettiğini belirtmektedir. Doktorunuzla bu konuyu rahat bir şekilde konuşabilmelisiniz. Bebeğinizi tehlikeye atacak, rahminizi rahatsız edecek pozisyonlardan kaçının. Yan olarak uzanılan ve eşinizin arkanızda bulunduğu pozisyon, hamilelerin % 75'i tarafından en rahat pozisyon olarak nitelendirilmektedir.

Hamilelikte seksten kaçınmanız gereken bazı durumlar da mevcuttur

Plasenta previa: Plasenta previa, plasentanın rahminizde durması gereken yerden daha aşağıda olduğu bir durumdur. Normalde rahmin üst kısmında bulunan plasenta, bazen vajina kanalına çok yakın bir yerde durur. Bu tip durumlarda kanama veya başka komplikasyonlar yaşanabilir. Doktorunuzun ultrason aracılığıyla belirleyebileceği bir durum olan plasenta previa söz konusu ise seksten kaçınmanız gerekebilir.

Açıklanamayan kanama veya akıntı: Doktorunuzun yaptığı testlere veya gözlemlere rağmen açıklanamayan bir kanama veya akıntı durumunuz varsa seks hayatınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.

Karın ağrısı ve kramp: Karın ağrısı ve kramplar hafif olduğu müddetçe normal karşılanabilir. Ancak sürekli bir hale geldiğinde ve şiddeti arttığında kesinlikle hemen doktora gitmek gerekir. Bu ağrıların sebebi ektopik gebelik( yumurta fallop tüpleri gibi rahim harici bir yerde tutunduğunda görülür), idrar yolu enfeksiyonları, preeklampsi(gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren rahatsızlık) veya mide virüsleri olabilir. Yapmanız gereken, ağrıların düzenine dikkat etmek ve sıra dışı bir durum hissettiğinizde hemen doktora başvurmaktır.

Erken doğum:Bir önceki hamilelikte erken doğum yaptıysanız doktorunuz bir süre seks hayatına ara vermenizi söyleyebilir.

Genital sorunlar: Eğer eşinizde veya sizde genital herpes varsa cinsel hayatınıza dikkat etmelisiniz. Bebeğinizin sağlığını tehlikeye atabilecek bir mikrop olan herpes, basit ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Normal dışı her durumda mutlaka doktorunuza danışın.

Bu haftanın aktivitesi

Bebeğiniz için bir ihtiyaç listesi hazırlayın. Doğuma giderken, doğum sonrasında en çok ihtiyaç duyacağınız şeyleri listeleyin ve yavaş yavaş edinmeye başlayın. Bu sayede alışverişe harcayacağınız bütçeyi de belirleyebilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 20. Hafta

Gebeliğin 20. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
Yirminci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 24- 25 cm, ağırlığı 300-330 gram kadardır. Lanuga denilen ince tüyler bütün vücudu kaplar. Kız bebeklerin vajen ve uterusu (rahimi) oluşur. Başındaki saçlar artar. Bebeğinizin beynindeki tat, koku, işitme ve görme duyuları hızla gelişmeye devam eder. Artık kuvvetli seslere tepki vermeye başlayabilir. .

ANNE
Yirminci haftada artık gebelik yolunuzun yarısındasınız. Rahim, tam göbek deliği hizasındadır. Karın cildi, gerginliğe bağlı olarak hafif kaşınabilir. Bunu önlemek için nemlendiriciler kullanılabilir. Gebeliğe bağlı olarak tüm eklemlerinizde gevşemeler olacaktır. Bu size bel ağrısı olarak yansıyabilir. Bel ağrılarınızı azaltabilmek için fırsat buldukça uzanıp dinlenin! Hem denge probleminizi gidermek hem de bel ağrınızı azaltmak için yüksek topuklu ayakkabılardan uzak durun! İlk gebeliğini yaşayan anneler bebeğin hareketlerini hissedebilir. Artık bebeğin kalp atımları el dopleri ile duyulabilir. Bu haftada bağışıklık hücreleriniz, bebeğinize aktarılır bu dönemde immunolojik olgunlaşma başlar. Kanı pompalamak için normalden 2 kat daha fazla çalışan kalp, nefes alma zorlukları yaşatabilir. Nefes alma egzersizlerini öğrenip düzenli şekilde uygulamak anneyi rahatlatacaktır.

Gebeliğin 20. Haftasında bebeğin boyu  artık 17 cm. civarındadır.

Boyu 17 cm. civarında olan bebeğinizin 20. hafta gelişimine göz atalım.


  1. hafta yolu yarıladığınızın işaretidir. Bebeğinizin doğumu için bu kadar daha beklemeniz gerekecek. Bir muz boyutlarına ulaşan minik mucizenin sindirim sistemi de hızla gelişiyor. Sürekli beslenen ve yutkunan bebeğinizin vücudu için bu iyi bir pratik. Bebeğinizin bağırsaklarında meconium adı verilen siyah, yapışkan bir madde birikiyor. Bu madde, bebeğinizin ilk dışkısıyla atılacaktır. Bazı bebeklerde ise bu madde rahme atılır veya doğum sırasında da bırakılabilir. İkiz bebekler bu hftalarda tam olarak ying ve yang konumunda bulunur. Ultrason görüntülerinden bebeğin duruşunu görebilirsiniz.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Yolu yarıladığınız için derin bir oh çekebilirsiniz. Bundan sonraki aşamalar daha az düşük tehlikesiyle geçecek. Bu haftadan itibaren her hafta yarım kilo almayı hedeflemelisiniz. Hamile kaldığınızda aşırı zayıf değilseniz fazlası gerekli değildir. Ne kadar kilo almanız gerektiğini kesin olarak doktorunuz sizinle paylaşacaktır.

Demir alımına dikkat edin

Hamileliğin bu evresinde özellikle demir alımına çok önem verin. Demir, oksijen taşıyan hemoglobin isimli kırmızı kan hücrelerinin üretiminde rol oynayan bir mineraldir. Aynı zamanda kaslara ve bağ dokulara oksijen sağlayan yapıların, bağışıklık sisteminin desteklenmesinde de önemlidir.

Demir normal şartlarda zaten ihtiyacınız olan bir mineraldir. Ancak hamilelikte önemi bir kat daha artmaktadır. Hamilelik esnasında vücuttaki kan yoğunluğu artar. Hamile bir kadının vücudunda normal zamandakine oranla %50 daha fazla kan bulunmaktadır.  Kan hücrelerinin oluşumu için gerekli olan demir miktarı da hamilelikte artar. Özellikle ikinci ve üçüncü 3 aylık dönemlerde  bebeğin gelişimi ve plasenta için demir hayati önem taşır. Demir eksikliğine bağlı anemi erken doğum, düşük kilolu doğum ve hatta ölü doğum riskini arttırır.

Hamilelikte günde 27 mg demire ihtiyaç duyulur. Hamilelik söz konusu olmadığında bu ihtiyaç 18 mg’dır.

Demir içeren besinler

Kırmızı et demir açısından en zengin besinlerdendir. Özellikle karaciğerde bol miktarda demir bulunur. Ancak güvenli olmayan miktarlarda A vitamini içerdiği için hamilelikte karaciğer tüketiminden kaçınmak önemlidir. Eğer hayvansal gıdalar tüketmiyorsanız baklagiller, tahıllar ve sebzelerden demir ihtiyacını giderebilirsiniz. İki çeşit demir kaynağı besin bulunur. Hayvansal olanlar ve bitkisel kaynaklar. Hayvansal kaynaklardaki demirin vücut tarafından alımı daha kolaydır. Et dışında baklagiller, soya içeren besinler, ıspanak, erik kurusu, yemişler ve demir destekli kahvaltılık gevrekler de tüketilebilir.

Hamilelikte uyku problemleri

Hamileliğiniz ilerledikçe gece uykularının bölünmesi de sıklaşacaktır. Hayatınızda ilk defa horlayabilirsiniz. Hamilelikte horlama artanöstrojen oranıyla ilgilidir. Östrojen burundaki mukus zarlarının şişmesine ve bu nedenle horlamanıza yol açar. Horlamadan kurtulmak için başınız yüksekte veya yan yatarak uyumayı deneyin.

Midenizdeki yanmalar ve hazımsızlık uzanmayı çileli bir hale getirebilir. Midenizin yanmasına sebep olacak besinlerden kaçının. Akşam yemeği ile yatma saati arasında en az 3 saat olmasına özen gösterin.

Bacak krampları da uykuları kaçıran bir sorundur. Bacaklarınızı sabit tutmaya çalışarak kramplardan kurtulamazsınız. Ayağa kalkıp biraz dolaşır ve esneme hareketleri yaparsanız ağrılardan kurtulup uykunuza devam edebilirsiniz.

Gecenin yarısında terler içerisinde uyanıyor ve uyumakta zorluk çekiyorsanız bu oldukça normal bir durum. Hamilelerin metabolizması, hormonları ve kilosundaki değişiklikler sıcak basmasına sebep olur. Yatak odanızı üşümeyeceğiniz bir sıcaklığa ayarlarsanız bu sorunu çözebilirsiniz.

Seçtiğiniz çamaşırların üretildiği malzeme de rahatınız için önemlidir. Pamuk gibi doğal malzemelerden üretilmiş pijamalar ve çamaşırlar tercih edin. Bu sayede vücudunuz rahat bir şekilde nefes alabilir.

Bu haftanın aktivitesi

Hamileliğin yarısına gelişinizi kutlamak sizin en doğal hakkınız. Biraz şımartılmayı da hak ettiğinizi söyleyebiliriz.

Doğum öncesine özel olarak yapılan bir masaj seansına katılabilirsiniz. Ya da küvetinizi doldurup, kokulu mumları yakıp rahatlatıcı bir banyo saati geçirebilirsiniz

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 19. Hafta

Gebeliğin 19. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
On dokuzuncu gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 15 cm, ağırlığı 250-270 gram kadardır. Dışarıdan gelen sesleri hissedebilir. Damak yapısı ve süt dişlerinin taslakları oluşmaya başlar. Sinir uçları tamamen gelişir. Eğer bebek kız ise yumurtalıklarında primitif yumurta hücreleri oluşmaya başlamıştır. Üriner sistemde tam olarak geliştiği için düzenli aralıklarla idrarını yapar ve amnion sıvısını yutar. Bebeğin cildini vernix caseosa denilen madde kaplar. Bu madde, beyaz peynirimsi kıvamda olup, bebeğin bütün vücudunu kaplar. Bebekler doğduğunda, bu beyaz vernix caseosa maddesi üzerlerinde görülür. Plasenta (bebeğin eşi) büyümeye devam eder ve bebeğin beslenmesini sağlar.

ANNE
Göbek çukuru düzleşir. Anne yaklaşık bu döneme kadar 5 kilo alabilir. Bu dönemde hafif egzersiz yapmaya başlanması önerilir. Düzenli yürüyüş, şartlar müsaitse yüzme gebelikte en güzel spordur. Düzenli spor, kan dolaşımını da düzenler. Büyüyen rahminizin midenize baskısı ve artmış progesteron hormonunun yemek borusu ile mide arasındaki kası gevşetmesi nedeniyle, reflü probleminiz oluşabilir. Reflü problemini azaltmak için yemekleri sık ve az yiyin ve yemek sonrası sırt üstü uzanmayın!

Gebeliğin 19.haftasında bebeğini kilosu ve boyu da hızla artmaktadır.
Bebeğinizin duyularının gelişmeye başladığı 19. Haftada yaşanacak gelişimler...

Bebeğinizin beyninde koklama, tat alma, duyma, görme ve dokunma duyularının yer aldığı alanlar gelişmeye başlıyor. Bazı araştırmalar bebeğin bu dönemden itibaren dışarıdaki sesleri duyabileceğini gösteriyor. Bebeğinize kitaplar okuyabilir, onunla konuşabilir ve müzik dinletebilirsiniz.

Bebeğinizin kilosu ve boyu da hızla artıyor. Boyu 15 cm civarında ve orta boy bir domates büyüklüğünde. Bacakları ve kolları vücudunda olması gereken yerlerinde duruyor. Böbrekleri ürin üretimine devam ederken saçları da çıkmaya başlıyor. Bebeğin amniyotik sıvı içerisinde bozulmasını ve derisinin çürümesini önlemek için vücudunu “verniks caseosa” isimli bir tabaka kaplamış durumda.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Vücudunuzun hızla büyümesine alışmanız gerekiyor. Nitekim, önümüzdeki haftalarda daha da hızla bir büyüme gerçekleşecek. Bunun sonucu olarak alt karın bölgesinde ağrı, ani bıçak saplantısı şeklinde acı ve özellikle aktif bir gün sonrasında büyük bir acı yaşayabilirsiniz. Bu duruma “bağ doku ağrısı” denir. Rahminizi destekleyen dokular, bebeğinizin büyümesiyle doğru orantılı olarak genişlemektedir. Endişelenmenizi gereken bir durum olmasa dahi ağrı devam ettiğinde doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Özellikle dinlenir pozisyondayken çok şiddetli bir ağrı çekiyorsanız kontrole gidebilirsiniz.

Ağrılardan kurtulmanız için öneriler

Bacaklarınızda, belinizde ve alt karın bölgesinde yaşanan ağrılardan kurtulmak için öncelikle vücudunuzu güçlendirmeniz gerekmektedir. Hafif tempolu yürüyüşler, egzersizler ve esneme hareketleri kas yoğunluğunu arttırır. Bu sayede rahminizdeki kaslar da bebeği taşıyabilecek güce ulaşır.

Ağrıyı azaltmak için sıcak su torbası kullanabilirsiniz. Sıcak su torbasına erişiminiz bulunmadığı zamanlarda ısıtılmış bir havlu veya peçete ile ağrıyan bölgeleri dinlendirebilirsiniz.

Bu dönemlerde midenizi zorlayacak yiyeceklerden uzak durun. Lif açısından zengin, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayabileceğiniz, metabolizmanızı rahatlatacak meyveler ve sebzeleri tercih edin. Hazımsızlık sebebiyle de karın ağrısı çekiyor olabilirsiniz.

Bu haftalarda cildinizde de bir takım değişimler gözlenebilir. Avuç içlerinizin kızarması ve renginin koyulaşması, pigment miktarındaki artıştan kaynaklanır. Bu koyu bölgeler dudak üstü, yanaklar ve alın bölgesinde görüldüğünde bu duruma “hamilelik maskesi” de denilen kloazma ismi verilir. Bu durum esmer kadınlarda açık tenlilere oranla daha fazla gözlemlenir. Bu koyu bölgeler göğüs uçlarında, kol altlarında, bacak içlerinde de görülebilir. Göbek deliğinden kasık kemiğine kadar inen koyu çizgi ise aynı pigmentasyonun bir sonucudur.

Koyu çizgi nedir?

Tıp dilindeki adı “linea nigra” yani “koyu çizgi” olan bu durum aslında her zaman orada duran bir çizginin renk değiştirmesiyle ortaya çıkar. Hamilelik öncesinde göbek deliğinden kasık kemiğine kadar inen çizgiye “linea alba” ismi verilir. Cildinizle aynı renkte olduğu için önceden fark etmemiş olmanız doğaldır. Hamilelikte melanin üretiminin artmasına bağlı olarak bu çizgi de koyulaşır. Koyulaşma doğumdan sonraki bir kaç ay içerisinde geçecektir.

Cildin renk değiştirmesi önlenebilir mi?

Ciltteki renk değişikliği hamilelik sonrasında geçse de etkisini aza indirmek mümkündür. İlk dikkat etmeniz gereken nokta güneşe maruziyeti azaltmaktır. Çünkü güneşin yaydığı UV ışınları pigment değişikliklerini yoğunlaştırır. Güneşli havalarda dışarıya çıkarken 30 SPF ve üzeri spektrumlu güneş kremlerini tercih ettiğiniz takdirde bu ışınlardan korunabilirsiniz. Hava kapalı olsa dahi özellikle ilkbahar ve yaz aylarında krem sürmeyi ihmal etmeyin.

Amerikan Dermatoloji Akademisi, cam kenarında otururken dahi UV ışınlarına maruz kalındığı konusunda uyarıda bulunmaktadır.
Dışarıya çıktığınızda bir şapka ve kaliteli bir güneş gözlüğünü yanınızdan ayırmayın. Çok güneşli havalarda sabah 10.00 ve öğleden sonra 14.00 arasında dışarıya çıkmamaya özen gösterin.

Eğer renk değişimleri sizi rahatsız ediyorsa doğal makyaj ürünlerini kullanabilirsiniz. Ancak unutmayın ki bu renk değişimleri doğum sonrasında bir daha geri gelmemek üzere kaybolacaktır.

Renk değişimi hastalık habercisi de olabilir!

Hamilelikte renk değişimi normaldir. Ancak renk değiştiren bölgelerde hassasiyet, ağrı, acı ve yanma gözlemliyorsanız mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Özellikle vücudunuzdaki benlerin renklerinde ve şekillerinde değişim söz konusu ise cilt kanseri riskini asla göz ardı etmemek gerekir.

En zor seçim: Bebeğimin adı ne olacak?

Bebeğin adına karar vermek belki de yaşadığınız en zorlu süreçlerden biri olacaktır. Düşündüğünüz isme tanımadığınız biri dahi burun kıvırsa bu durum vazgeçmenize sebep olabilir. Ancak önemli olan sizin ve ailenizi ne düşündüğüdür.

Seçeceğiniz isim kolay hatırda kalır ve seslendiğinizde rahat ifade edilebilen bir isim olmalıdır. Soyadınızla uyumlu, kalabalık arasında öne çıkan ancak alay konusu olmayacak uygun bir isim bulmanız gerekir. İsimlerin kişilerin karakterlerini yansıttığına dair araştırmalar oldukça yaygındır. Bu nedenle toplumda kabul görecek, farklı telaffuzlar sebebiyle karışıklığa neden olmayacak ve iyi anlamlara gelen bir isim bulmalısınız.

Bu haftanın aktivitesi:

Bebeğiniz doğduktan sonra hangi bakım ünitelerinin onun için uygun olduğunu araştırın. Kreş veya yuva gibi bir ihtiyacınız varsa bakınmaya başlayın. Henüz daha çok zamanınız olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak ileriki haftalarda ayarlamanız gereken başka işleriniz olacak. Eğer bebeğinize bir dadı tutmanız gerekiyorsa görüşmelere de başlayabilirsiniz

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 18. Hafta

Gebeliğin 18. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

 BEBEK
On sekizinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 14 cm, ağırlığı 190- 200 gram kadardır. Bu haftada bebek daha hareketlidir. Düzenli olarak uyku ve uyanık olma gibi bir hayat yaşamaya başlar. Plasenta hızla gelişmeye devam eder. Bağırsaklar mekonyum (bebeğin ilk dışkısı) yapmaya başlar. Erkek bebeklerde prostat bezi gelişimi başlar. Bebeğin el ve ayak parmaklarında izler oluşur. Kalbin bölümleri ultrasonda görülür ancak kalbin gelişimi devam eder.

 ANNE
Bu ilk gebeliğiniz değilse, anneler bu haftada çocuk hareketlerini bariz olarak hissederler. Bu anı anneler sabırsızlıkla beklerler. Birinci gebelikte bebeğin hareketlerini hissetmeniz 20-22. haftayı bulabilir. Aslında bebeğiniz 7. haftadan itibaren hareketlidir. Ama sizin algılamanız bu hafta ve sonrasında olacaktır. Artık gebeliğiniz saklanamayacak büyüklüktedir. Anne yaklaşık 4 kilo alabilir. Artık rahat ve bol giysiler giymelisiniz. Karnınıza çatlak önleyici kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Yüzünüzde lekelenmelere ek olarak ince damarlar belirginleşebilir. Bu yüzden yüzünüz daha kırmızı gözükebilir. Bebeğin kemik gelişimi için kalsiyum gereksinimi vardır bunu da annenin kalsiyum depolarından sağlar. Anne kalsiyum eksikliğini yaşamamak için kalsiyumdan zengin gıdalar almalıdır. Bu dönemde vajinal akıntılar artabilir. Pamuklu çamaşır giyin, temiz ve kuru tutmaya çalışın! Akıntınıza renk, koku ve kaşıntı ilave olursa doktorunuza danışın!

Bu hafta bebeğiniz bir dolmalık biber boyutlarında.Boyu 12-13 cm civarında olan bebeğinizin bu haftaki gelişimine göz atalım.


Bebeğiniz bu haftalarda kollarını ve bacaklarını çok sık bir şekilde hareket ettiriyor. Birkaç hafta içerisinde siz de onun hareketlerini fark edebileceksiniz. Bedenini saran cildi hala ince olduğu için kan damarları rahatlıkla görülebiliyor. Bebeğinizin kulakları olmaları gereken yerde duruyorlar. Bebeğinizin sinirlerini koruyacak ve oluşumu doğduktan 1 yıl sonra tamamlanacak olan miyelin kılıf oluşumu bu haftalarda başlıyor. Eğer bebeğiniz kız ise rahmi ve fallop tüplerinin yerli yerinde durduğunu söyleyebiliriz. Bebeğiniz erkek ise genital organları görülebilir. Ancak minik mucize saklamayı da tercih edebilir.

Hayatınız ne yönde değişiyor

Kendinizi aç mı hissediyorsunuz? Bu sıralar iştahınızda bir artış yaşanması oldukça sıradan. Doğru şekilde beslenerek ve gerekli vitaminleri uygun kaynaklardan alarak aşırı kilo almanızın önüne geçebilirsiniz. Patates kızartması, şekerleme, cips ve tatlılar gibi gereksiz kalorilerden uzak durmak bu evrede zor olabilir. Ancak artık sadece kendinizi değil bebeğinizi de düşünmeniz gerektiği için kendinize hakim olmanız kolaylaşabilir.

Kendinize biraz daha büyük kıyafetler satın alabilirsiniz. Büyüyen beliniz ve göbeğiniz, şişen göğüsleriniz sebebiyle kıyafetlerinizin içine girmek mümkün olmayacaktır. Seçtiğiniz kıyafetlerin rahat olmasına önem verin.

Kardiyovasküler sisteminizde çok büyük değişiklikler yaşanıyor. Üçüncü 3 aylık dönemde tansiyonunuz genelde olduğundan daha düşük olabilir. Aniden kalkmamaya ve ani hareketler yapmamaya özen gösterin. Aksi takdirde baş dönmesi yaşayabilirsiniz.
Bu haftadan itibaren yan tarafınızda uyumak önerilmektedir. Çünkü sırt üstü yattığınızda rahminiz önemli bir damara baskı uygulayabilir kalbinize giden kan akışını engelleyebilir. Sırtınıza veya kalçanızın altına ufak bir yastık yerleştirebilirsiniz.

Eğer ikinci 3 aylık dönemde yapılması gereken ultrason muayenesine henüz gitmediyseniz elinizi çabuk tutun. Bu acısız kontrol yöntemi sayesinde bebeğinizin büyümesini kontrol ettirecek ve her şeyin yolunda olup olmadığını öğrenebileceksiniz. Bebeğinizin beslendiği göbek kordonunun ve plasentanın durumunu kontrol edecek olan doktorunuz size önemli önerilerde bulunabilir. Ultrason sırasında bebeğinizi parmağını emen bir pozisyonda görmeniz muhtemeldir.

İş yerinde hamilelik

Hem işinizle uğraşmak hem de bebeğinizi düşünmek sizi yorabilir. Vücudunuzda yaşanan köklü değişiklikler enerjinizin düşmesine neden olabilir. İş yerinde 15-20 dakika kestirebileceğiniz veya oturup dinlenebileceğiniz bir köşe bulmaya çalışın. Bu sayede rahatlamanız mümkün olacaktır.

Ne tür egzersizler yapabilirsiniz?

Genellikle hamileliği normal seyrinde devam eden kadınların egzersiz düzenini değiştirmesi gerekmez. Ancak ani hareketlerden, pozisyon değişikliklerinden kaçınmaya özen gösterin. Büyüyen göbeğinizi rahatsız edecek hareketlerden uzak durun.

Egzersiz planlarınızla ilgili doktorunuza mutlaka danışın. Eğer daha önce egzersiz yapmadıysanız haftada toplamda yarım saatlik bir egzersiz programı başlangıç için yeterli olacaktır. Çok yoğun ve zorlayıcı programlardan kaçının. Hamile iken yapacağınız en güzel egzersizler yüzmek ve yürüyüş yapmaktır. Hafif tempolu yüzme ve yürüyüş, kendinize gelmenizi sağlar.

Kegel egzersizleri

Kegel egzersizleri rahim ve vajinada bulunan kasların güçlendirilmesi için yapılan, idrar kesesi, vajina ve rektumu güçlendiren egzersizlerdir. Kegel egzersizleri hamilelik ve sonrasında idrar kaçırma ihtimalini azaltır. Ayrıca rektal ve vajinal bölgedeki kan dolaşımını arttırarak hemoroite(basur) karşı korunmanızı da sağlar.

Kegel egzersizleri nasıl yapılır?

Sanki idrarınızı tutmak ister gibi vajinal kaslarınızı sıkın ve ardından serbest bırakın. Bu esnada nefesinizi tutmayın. Normal bir şekilde nefes alın, bacak ve karın kaslarınız serbest haldeyken sadece vajinal bölgeyi sıkın. Bu “tutma” egzersizini yaparken 10’a kadar sayın ve serbest bırakın. Günde 3-4 kez bu egzersizleri tekrarladığınızda kaslarınız güçlenecek ve doğumun kolay olmasına da yardımcı olacaktır.

Kegel egzersizlerini neden yapmalıyım?

Eğer bu egzersizlere başlamadıysanız bir an önce başlayın. Kegel egzersizleri ismini 1940 yılında kadınlarda özellikle doğum sonrasında görülen idrar tutamama sorununa karşı bir çözüm üreten jinekolog Dr. Arnold Kegel’den alır. Rahim kaslarınızı güçlendirmek hamilelik sonrasında kadınların % 70’inde görülen idrar tutamama sorununa karşı oldukça etkilidir.

Kegel egzersizlerini doğum sonrasında da yapmaya devam edebilirsiniz. Bu sayede vajinanızdaki kaslar güçlenecek ve cinsel hayatınız da canlanacaktır.


Beslenme düzenim nasıl olmalıdır?

Hamilelikte çok önemli olan gıdalar vardır. Bu gıdalar bebeğiniz için gerekli vitamin ve mineraller için oldukça önemlidir. Tam tahıllar, bakliyatlar, yumurta, yemişler ve az yağlı süt ürünleri hamileliğin süper yiyecekleri arasında bulunur. İçerisinde bulunan vitamin ve minerallerin yanı sıra lif de içeren bu besinler, zorlanan metabolizmanızı desteklemede önemli rol oynar.

Bu haftanın aktivitesi

Bu hafta doğum sınıfları hakkında araştırmaya başlayabilirsiniz. Sizin gibi hamile olanlarla aynı ortamda bulunmak, fikir alışverişinde bulunmak ve deneyimlerinizi paylaşmak psikolojinize iyi gelecektir. Bu sınıflara eşinizle birlikte katılabilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 17. Hafta

Gebeliğin 17. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

BEBEK
On yedinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 12- 13 cm, ağırlığı 110-140 gram kadardır. On yedinci haftada bebeğin cilt altı yağ depolanması artar. Bebek bu nedenden dolayı daha hızlı kilo almaya başlar. Yağ depolanması bebeğin ısı kontrolü açısından önemlidir. Bebek göz kırpma, yutkunma ve emme gibi refleksleri yapabilir. Kıkırdağın kemik dokusuna dönüşümü devam eder. Kalbi 25-30 litre kan pompalayabilir ve dakikada 120-160 atar.

 
ANNE
Rahim göbek deliğinin altına kadar büyür. Bunun sonucu vücut ta doğal olarak genişlemeye başlar. Bu nedenle rahat kıyafetler seçilmelidir. Aynı şekilde göğüslerde irileşir. Büyüyen rahmin ana damarlara baskı yapmaya başlaması nedeniyle, artık sırt üstü yatmaktan rahatsız olmaya başlayabilirsiniz, bu yüzden sol-sağ yan pozisyonda yatış önerilir. En iyi yatış pozisyonu sol yanadır. Yan yatarken karın altına ve bacaklar arasına ince yumuşak bir yastık önerilir.

Gebelik 17. haftada bebeğinizin kıkırdak dokuları kemik halini almaya başlıyor.


Bu hafta bebeğinizin kıkırdak dokuları kemik halini almaya başlıyor. İşte 17. haftada yaşanacak gelişimler ve değişimler…

Göbek bağının kalınlaşması ve kuvvetlenmesi ile bebeğiniz gelişimine hızla devam ediyor. Bir turp boyutlara ulaşan bebeğinizin ağırlığı ve boyu da hızlı gelişiyor. Eklemlerini hareket ettirebilen ufaklığın ter bezleri de gelişimine başlıyor.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Dengenizi kaybettiğinizi mi hissediyorsunuz? Büyüyen göbeğinizle bu şekilde hissetmeniz çok normal! Göbeğinizin irileşmesiyle ağırlık merkeziniz de değişiyor ve zaman zaman dengede durmakta zorluk çekebilirsiniz. Bu dönemde düşme tehlikesi fazla olan hareketlerden kaçınmaya özen gösterin. Topuklu ayakkabı giymeyi bir süreliğine rafa kaldırın. Ufak çaplı bir düşüş bile bebeğiniz için tehlike arz edebilir. Araba kullanırken emniyet kemerini göbeğinizin altından geçirin.

Bu dönemde gözlerde kuruluk yaşanabilir. Eczaneden alabileceğiniz veya doktorunuza danışarak edinebileceğiniz nemlendiriciler işe yarayacaktır. Eğer lens kullanıyorsanız, lensleri sık sık değiştirmeye özen gösterin. Rahatsızlığınız ve hassasiyetiniz devam ediyorsa doğuma kadar lenslerden vazgeçip gözlük takmayı deneyin.

İki kişi için yerken nelere dikkat etmeliyiz?

Hamileliğiniz süresince gittiğiniz restoranların salata servisi yaptığından emin olun. Örneğin salata barı bulunan bir balık restoranını sushi bar’a tercih edin. Mide ağrısı, hazımsızlık ve yangı gibi şikayetleriniz var ise hafif beslenmeye özen gösterin. Her aklınıza geleni her yerde yemeyin. Özellikle temizliğinden ve kalitesinden emin olmadığınız yerlere gitmeyin.

Hamile olmanız ve iki kişi için yemeniz, porsiyonlarınızı 2 katına çıkaracağınız anlamına gelmez. Porsiyonlarınızı sınırlandırın ve günlük kalori miktarına 300 kalori civarında ekleme yapın.

Hamilelikte yeteri kadar vitamin ve mineral aldığınızdan emin olun. Kulaktan dolma bilgilerle değil doktor tavsiyesi ile besin takviyesine başvurun. Nitekim herkesin bünyesi ve bebeğinin gelişimi farklı yönde olacağı için kendinize özel bir beslenme düzeni oluşturun.

Hamilelerin en sık gördüğü rüyalar

Hamilelerin çoğunun rüya görme sıklığı ve içeriğinde değişiklik yaşanır. Özellikle ikinci ve üçüncü 3 aylık dönemde, rüyaların görüldüğü REM evresinde kısalma tespit edilmektedir. Peki bu hareketli ve sık rüyaların sebebi nedir?

Rüyaların bu denli karmaşık olmasının sebebi uykunuzun sürekli bölünmesi olabilir. Midenizdeki yanmalar, kramplar, sırt ağrısı, sürekli tuvalete gitme isteği vb. durumlarla bölünen rüya döngüleri ve genellikle REM sırasında uyanmak rüyaları daha canlı bir şekilde hatırlamanıza neden olur.

Hamilelikte rüyaların etkisinin artmasının bir diğer sebebi de hormonlardır. Artan hormon seviyelerine bağlı olarak üzüntü ve sevinç en üst sınırlarda yaşanır. Bu nedenle gördüğünüz rüyalardan beklemediğiniz kadar çok etkilenirsiniz. İşte “Kadınların Bedenleri, Kadınların rüyaları” isimli kitabın yazarı Patricia Garfield’a göre bazı temalar ve manaları:

Bebek hayvanlara bakıyorsunuz

Özellikle ikinci 3 aylık dönemde hamilelerin çoğu yavru kedi, köpek ve kuş gibi minik hayvanlarla ilgilendiğini ve onlara annelik yaptığını görür. Bu tür insan dostu hayvanları görmek aslında korkulacak bir durum değildir. Aksine içgüdülerinizi ve annelik duygusunun bir göstergesidir. Yırtıcı hayvanlar görmek ise doğacak çocuğunuzla ilgili endişeleriniz olduğunu gösterir.

Eski sevgiliyle cinsel ilişki yaşıyorsunuz

Rüyasında eski sevgilileriyle cinsel ilişki yaşadığını gören hamileler bu durumdan olumsuz olarak etkilenebilmektedir. Ancak korkulacak bir ihanet isteği söz konusu değildir. Cinsel içerikli rüyalar görmek artan hormon seviyelerinin ve kendinizi seksi hissetmenin bir sonucudur. Hamilelik süresince sadece cinsel içerikli rüyalar görmekle kalmazsınız, uykudan uyandığınızda da aynı hislerle dolu olabilirsiniz.

Eşinizi başka biriyle görüyorsunuz

Eşinizi rüyanızda başka bir kadınla veya eski sevgilisiyle görüyorsanız bu rüyalar eşinizin sevgisinden emin olmadığınıza işaret edebilir. Özellikle bu dönemde ona daha fazla ihtiyaç duyuyor olmanız onu kaybetme korkunuzu körükleyebilir. Sonuç ise geceleri rüya olarak size geri dönmektedir.

Bu tür çılgınca rüyaları unutmayı isteseniz de not tutmak keyifli olabilir. Başucunuza ufak bir not defteri koyun ve gece uyandığınızda çılgın rüyalarınızı not edin.

Bu haftanın aktivitesi:

Bebeğinizin adına henüz karar vermediğinizi varsayıyoruz. Bir liste başlatmaya ne dersiniz? Etrafınızdaki arkadaşlarınızın, ailenizin ve tanıdıklarınızın da önerileriyle bir isim listesi başlatın. Bu sayede seçenekleri çoğaltmış olursunuz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 16. Hafta

Gebeliğin 16. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet

 BEBEK
On altıncı gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 10-11 cm, ağırlığı 80- 100 gram kadardır.Bebek artık başını dik tutabilir. Kol ve bacak hareketleri belli bir ritim ile olur ve daha güçlüdür. Anne de bunu gaz sancısı veya bebek hareketi olarak hissedebilir. Bu haftada plasenta fetusla aynı büyüklüktedir. Bebeğin dış genital organları (kız veya erkek cinsiyeti) çok rahat görülebilir. Myelin (sinir liflerini kaplayan madde) sayesinde sinir iletimi güçlenir. Bebek duyarlılık kazanır, hatta ışığa karşı bile tepki verebilir.

 
ANNE
Anne karnı artık dışardan rahatlıkla fark edilir. Gebeliğin dışardan fark edilmesi değişkenlik gösterir. Buna etken sebepler annenin vücut yapısı ve doğum sayısıdır. İlk gebeliğe kıyasla ikinci ve üçüncü gebelikler karın kaslarının zayıflaması nedeniyle daha erken belirginleşir. Bazı gebeler bu haftada bebeğin hareketlerini hissettiklerini söylerler. Bebek hareketleri ilk gebelikte genellikle 19-20. gebelik haftasında hissedilir. İkinci veya üçüncü gebeliklerde bebek hareketleri daha erken hissedilebilir. Yüzünüzde, karnınızda, meme uçlarınızda, daha sonra geçecek olan renk değişiklikleri gittikçe belirginleşir. Hormonlarınızın etkisi ile burun kanamalarınız ve burun tıkanıklığınız olabilir. Varis ve hemoroit gibi sorunlar da gelişebilir. Bu durumda varis oluşumunu önleyebilmek için varis çorapları önerilir. Ayrıca varis ve hemoroit sorunu olanlar, bacakları kalp seviyesine gelecek şekilde yatmalıdır.

Gelecek haftalarda bebeğiniz şimdiki boy ve kilosunun 2 katına ulaşacak. 16. haftada yaşanacak gelişmeler

Bebeğiniz bir avokado boyutlarında. Bacakları gelişmekte ve başı yavaş yavaş dik durmaya başlamaktadır. Kulakları olması gereken yere çok yakın bir konumdadır. Ayak tırnaklarının bile çıkmaya başladığı bu evrede kalbi de gelişimini sürdürmektedir.

 Hayatınız ne yönde değişiyor?

Rahminizin üst kısmı göbek ve kasık kemiğinizin arasında bir yerdedir. Rahmi destekleyen bağ dokular da genişlemeye ve kalınlaşmaya devam ediyor. Bu haftalarda mide bulantınız azalıyor, kendinizi rahat, enerji dolu ve iyi hissediyorsunuz.

Kısa süre içerisinde hamileliğin en güzel dönemine girmiş olacaksınız. Bebeğinizin hareketlerini hissedeceksiniz. Bazı hamilelerde tekmelemeler 16. haftada başlarken bazılarında 18. haftaya kadar hareketlenme görülmemektedir. Eğer ilk hamileliğiniz ise 20. haftaya kadar tekme hissetmemeniz normal karşılanabilir. Ancak yine de bu dönemlerde doktor kontrolüne gitmekte fayda vardır.

Hamilelikle ilgili 3 önemli soru

1.Ne kadar kilo almalıyım?

Bu 3 aylık dönem içerisinde 6-7 kilo almaya odaklanın. Hamileliğin tamamında 12-17 arasında kilo artışı gözlemlenir. Ancak hamilelikte aldığınız kilolar kendi kilonuza, çoğul gebeliğe ve diğer sağlık koşullarına da bağlıdır. En doğru kilo artışını tüm bu etmenleri göz önünde bulundurduğunda doktorunuz hesaplayacaktır.

2. Kilo alışımı nasıl düzenli hale getirebilirim?

Hamilelik esnasında çoğu kadın günlük normal kalori alımından 300 kalori daha fazlasına odaklanır. Ancak aldığınız kalori miktarı hareketliliğinize ve kendi kilonuza da bağlıdır.

Bazı kadınlar hamilelikte çok kolay kilo alabilir. Bunu durdurmak için düşük kalorili bir diyet yapmak sağlıksızdır. Bunun yerine kilo artışınızı yavaşlatacak şu önerilere kulak verin:

Güne protein, kompleks karbonhidrat, lif ve sağlıklı yağ içeren sağlam bir kahvaltı ile başlayın.

Şekerli tatlılar, atıştırmalıklar yerine tam tahıllı besinler, sebzeler ve az yağlı süt ürünlerini tercih edin.

Elma, muz gibi taze meyveler, havuç, yoğurt gibi sizi tok tutarken vitamin ve mineral desteği sağlayacak atıştırmalıklara yönelin.

Canınız tatlı istese de dondurma ve şerbetli tatlılar yerine dondurulmuş yağsız yoğurt tercih edin.

Sürekli meyve suyu içmek yerine bol bol su tüketin.

Eğer herhangi bir sağlık sorunu yoksa düzenli egzersiz yapın. Spor salonuna gitmekten üşeniyorsanız veya yeterli motivasyonunuz yoksa kendinize bir yürüyüş arkadaşı edinin ve düzenli olarak yürüyüşe çıkın.

3. Hamilelikte aldığım kilolar vücudumu nasıl etkiler?

Hamilelikte yaşayacağınız bazı ağrılar ve acılar aldığınız kiloyla doğru orantılıdır. Değişen vücudunuz sebebiyle sırt ağrıları artabilir, denge sorunu yaşayabilirsiniz. Cildiniz genişleyeceği için çatlaklar ve çizgiler görülebilir.

Bebek doğduktan sonra hamilelikte aldığınız tüm kiloları verip veremeyeceğiniz konusunda endişeleriniz olabilir. Şunu asla unutmayın! Doğru şekilde beslendiğinizde ve doğru kilolar aldığınızda vermemeniz için hiçbir sebep yoktur.

İçecek ve atıştırmalık seçerken dikkat

İştahınıza dikkat edin. Hamileliğin bu aşamasında ihtiyacınız olan enerji miktarı bir anda artmayacak. Doğal olarak her bulduğunuzu yemenize gerek yok. Yiyecekler konusunda seçici ve bilinçli olun.

Meyve, kuruyemiş, kurutulmuş meyveler, yoğurt ve peynir atıştırmalıklarınız arasında yer alabilir. Kemik, kalp ve kas gelişimine yardımcı olan kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt, krema, peynir ve az yağlı süt ürünlerini tercih edin.

Laktoza karşı hassasiyetiniz varsa nohut, kırmızı fasulye, badem ve soya sütü gibi diğer kalsiyum zengini besin maddelerini tercih edin.

Günde en az 6-8 bardak su içmeye özen gösterin. Hamilelikte yaşanan hazımsızlık ve şişkinlikle baş etmek için bol su içmeniz önerilmektedir.

Çoğu kadın hamilelikte yaşanan şişkinliğe karşı tarçın çayını tercih etmektedir. Meyve suları ve taze meyveler de lifli olduğu için sindirim sistemini rahatlatacaktır.

Bu haftanın aktivitesi:

Bebeğiniz doğduktan sonra eşinizle romantik zaman geçirmek çok zor olacaktır. Gece uyanmaları, ağlamalar ve diğer her şey hayatınızı ona göre planlamanızı sağlayacaktır. Bu hafta evde bile otursanız eşinizle romantik bir gece geçirin. Henüz hamileliğin zor kısmına başlamamışken arkadaşlarınızla bir araya gelebilir, aktiviteler düzenleyebilir ve birlikte eğlenebilirsiniz. Sizin mutluluğunuz bebeğinizin mutluluğu olacağı için onun hakkında endişe duymayın. Eminiz o da tüm gün evde oturmaktan sıkılmıştır

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 15. Hafta

Gebeliğin 15. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet

BEBEK
On beşinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 9- 10 cm, ağırlığı 70 gram kadardır. Bebeğin bütün cildini ince tüycükler (lanugo) kaplar ve bunların gelişmesi 26. haftaya kadar sürer. Bebeğin cildi çok incedir. Bebek bu haftalarda parmağını emebilir. Bebeğin tat duyusu da gelişmeye başlar. Bu haftada bebeğin kas ve kemik gelişimi sertleşerek ve güçlenerek devam eder. Bazen kol ya da bacaklarını hareket ettirebilir hatta bu hareketler nadiren anne tarafından da hissedilmeye başlanır. Kulağın iç bölümündeki kıkırdak kıvamındaki kemikler artık iyice olgunlaşır. Bebeğin göz kapakları bu haftalarda sıkıca kapalıdır. Amniotik sıvıyı düzenli olarak içer ve bazen hıçkırabilir.
 
ANNE
Hamileliğiniz artık dışarıdan belli olmaya başlar. Karnınızda çatlaklar olmaması için çatlak önleyici kremler uygulayabilirsiniz ve bol su içmelisiniz. Bel ve sırt ağrılarında da aynı şekilde bir artış olacaktır. Gebelik sırasında kalça bölgenizdeki kemiklerin arasındaki eklemler doğuma hazırlık olarak gevşerler ve rahmin ağırlığı artar, ağırlık merkezi değişir. Bunun sonucunda vücut şekli ve yürüme biçimi değişir ve bu değişiklikleri kompanse etmek için yapılan değişiklikler sırt ağrılarına neden olur. Yatarken dizleriniz karnınıza çekerek, bir tarafa bakacak şekilde yatın. Dizlerinizin arasına ve karnınızın altına minder yerleştirin. Karın bölgesi kaslarını güçlendirecek egzersizler yapın. Bu dönemde diş eti kanamaları başlayabilir bu da normaldir.

Gebelik 15. haftada bebeğinizin göz kapakları hala kapalı olsa da minik mucize ışığı fark edebiliyor.


10 cm. uzunluğa ulaşan bebeğiniz orta boy bir elma boyutlarında. İşte bu ay bebeğinizde yaşanacak gelişmeler ve hayatınızdaki değişiklikler…

Bu aralar üst solunum yolu ve burnu aracılığıyla amniyotik sıvıyı ciğerlerinden dışarıya atmakla meşgul olan bebeğinizin bu sayede akciğerleri de gelişmeye devam ediyor. Göz kapakları hala kapalı olsa da minik mucize ışığı fark edebiliyor. Örneğin karnınıza doğru kuvvetli bir ışık tutarsanız hareket edecek ve korunmaya çalışacaktır. Henüz tat duyuları gelişmeyen bebeğinizin tat alma dokuları oluşum evresinde. Bu hafta gideceğiniz doktor kontrolünde ultrasonda bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Ancak elbette kendini saklayabileceği ihtimalini de aklınızda bulundurun.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Hamileliğinizin başladığı günden bu yana 2-3 kilo almanız normaldir. Burun tıkanıklığı ise hormonal değişiklikler ve artan kan akışı sebebiyle normaldir. Oldukça sıradan olan bu duruma “hamilelik riniti” denir. Bazı hamileler burun kanamasından da şikayetçidir. Burun kanamalarının sebebi de artan kan yoğunluğu ve burundaki kan damarlarının genişlemesidir.

Eğer amniyosentez yaptırmanız gerekiyorsa bu analiz genellikle 15-18. haftalar arasında yapılır. Bu test sayesinde yüzlerce genetik ve kromozomal bozukluk tespit edilebilmektedir. Amniyosentez yaptırdıysanız sonuçları beklemek ise endişe verici olacaktır. Rahatlamaya çalışın ve yaşadığınız endişeyle bebeğinizi de strese sokmaktan kaçının.

Beslenme düzeniniz nasıl olmalıdır?

  1. haftadan itibaren bebeğin tiroit bezleri çalışmaya başlayacağı için kendi hormonlarını üretebilecektir. Tiroit bezlerinin düzgün çalışabilmesi için iyoda ihtiyaç vardır.

Balık gibi deniz canlıları zengin birer iyot kaynağıdır ve bu nedenle haftada en az 2 öğün balık tüketilmelidir.

İçerisinde iyot barındıran besin maddeleri nelerdir?

İyot açısından zengin besin maddeleri taze gıdalar, tahıllar ve bakliyatlardır. Kümes hayvanlarından elde edilen besinler, et ve yumurtada ise az miktarda iyot bulunur. Ayrıca soğan, mantar, koyu yeşil renkli sebzeler(ıspanak gibi) de iyot açısından zengindir.

Deniz tuzunun içerisinde fazla miktarda iyot bulunduğu inanışı doğru değildir. Bu nedenle deniz tuzunu alternatif olarak kullanmamak gerekir. Deniz tuzunun her gramında sadece 2 mikrogram iyot bulunur.

Hamilelikle ilgili 3 Önemli Soru

1.Bebeğim ne zaman hareket etmeye başlayacak?

Bebeğinizin hareketlerini 16-22. haftalar arasında hissetmeye başlayacaksınız. Kendisi 7-8. hafta hareket etmeye başlamış olsa da henüz sizin hissedeceğiniz büyüklüğe ulaşmamıştır. Bazı hareketleri vücudunuzun iç kısmının kaşınması veya gıdıklanması gibi hissedilebilir. İleriki haftalarda ise kuvvetli tekmeler gelecektir.

2.Hareketleri bana ne hissettirecek?

Bebeğinin hareketlerini hamileler genellikle pek çok şeye benzetir. İçlerinde mısır patlıyormuş, kelebekler uçuşuyormuş veya baloncuklar çıkıyormuş gibi hissettiklerini söylerler. İlk hareketler başladığında gaz hareketleriyle bebeğinize ait olanları karıştırabilirsiniz. Ancak biraz süre geçince hepsini ayırt edebilecek hale geleceksiniz.

  1. Bebeğin hareketlerinden ne zaman endişe duymalıyım?

İkinci 3 aylık dönemin sonlarına doğru tekmeleri daha sert hale gelecek bebeğinizin hareketlerinde ani bir azalma dikkatinizi çektiğinde mutlaka doktora başvurun. Bu durum herhangi bir sağlık problemini işaret edebilir. Doktorunuz yapacağı testler sayesinde durumun sebebini ortaya çıkaracaktır. Doktorlar genellikle üçüncü 3 aylık dönemde bebeğin her gün kaç tekme attığını saymanızı önerir. Bu sayede düzenli olup olmadığını fark edebilirsiniz.

Bu haftanın aktivitesi:

Bebeğinizle konuşmak çok keyifli olacak. Bu sayede aranızdaki bağ daha güçlenecek ve rahatladığınızı hissedeceksiniz. Bebeğinize sevdiğiniz kitapları okuyabilir, müzik dinletebilir ve masal anlatabilirsiniz. Anne karnında iken yaptırdığınız bu egzersizler bebeğinizin doğduktan sonraki dil gelişimine fayda sağlayacaktır.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 14. Hafta

Gebeliğin 14. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

Özet
BEBEK
On dördüncü gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 9 cm, ağırlığı 45 gram kadardır.

Bebek bu haftada nefes alıp verme hareketlerine başlar. Nefes alıp vermesi amnion suyu ile olur. Bebek amnion sıvısını akciğerlerine alır ve sonra tekrar ağzından dışarı atar, bu şekilde solunum egzersizleri yapar. Bu zamana kadar ki bütün ultrason görüntülerinde bebeğin şekli ve özellikle de kafası hep eğri şekilde duruyorken, gebeliğin 14. haftasında bebek daha dik durabilir ve kafasını kaldırabilir pozisyona gelmiştir. Bebek derin nefesler alabilir ve yutkunabilir. Annenin aldığı besinlerle beslenir ve onun soluduğu hava ile kanını oksijenlendirir. Kasları artık çok kuvvetlidir. Tüm vücudu renksiz ve ince tüylerle kaplanmıştır. Bebeğin boynu uzar ve çenesi göğsünden uzaklaşmaya başlar. Bebek ellerini kollarını hareket ettirmeye başlar. Bebeğin kalp atışları dopler cihazı ile duyulabilir. Bebeğin sindirim sistemi sanki yediği yiyecekleri sindirir gibi hareket etmeye başlar. Bebeğin çok ince tırnakları vardır. Bebek bu haftalarda başparmağını emebilir. Bebeğin kemik iliği, kan hücreleri üretmeye başlar.

ANNE
Gebeliğin 14. haftasının anne de reflü denilen mide asiditesinin yemek borusuna kaçmasına bağlı mide yanmaları artar. Böyle durumlarda gebelerin, yemek sonrası eğilerek iş yapmamaları ve  hemen yatmamaları önerilir. Eğer yatılacaksa da yastığı biraz yüksek tutmaları önerilir. Bu önlemlerle ağza mide asidinin gelmesi engellenebilir. Göğüslerde büyüme devam eder. Hatta meme uçlarınızdan colostrum adı verilen, sarı ve krem rengi süt gelmeye başlayabilir. Anne, bu hafta bel ve sırt ağrıları ile tanışabilir. Hamilelikteki hormonların, tüm vücut düz kaslarınızı gevşetici etkisi nedeniyle kabızlık yakınması bu haftalarda ortaya çıkabilir. Kabızlık yakınmalarını önleyebilmek için düzenli bir şekilde lifli ve sulu gıdalar önerilir. Rahmin içinde bebeğin büyümesine bağlı olarak rahmin leğen kemiğin üzerine doğru çıkmasıyla karın belirginleşir

İkinci 3 aylık döneme hoş geldiniz! İşte bebeğinizin parmağını emmeye başladığı 14. haftadaki gelişmeleri…


Bu haftanın en büyük gelişmeleri şöyle: Bebeğiniz gözlerini kısarak bakabiliyor, kaşlarını çatabiliyor, yüzünü buruşturabiliyor ve parmağını emiyor! Beyin dürtülerinin gelişmesi sayesinde bir ifadeden başka bir ifadeye geçebiliyor. Eliyle bir şeyleri kavrayabilen bebeğinizin parmağını emen görüntüsünü ultrason sayesinde görmeniz mümkün.

Bebeğiniz hızla büyümeye devam ediyor. Orta boy bir limon boyutlarına ulaşan minik, kilo almayı da sürdürüyor. Bu haftanın sonunda kolları vücuduyla orantılı duracağı bir uzunluğa ulaşacak. Bebeğinizin karaciğeri bu hafta safra üretimine de geçiyor. Ayrıca dalağı kırmızı kan hücresi üretimine başlıyor. Bebeğinizin tekmelerini henüz hissedemeseniz bile içeride aktif bir şekilde hareket ettiği söylenebilir.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

İkinci 3 aylık döneme hoş geldiniz. Bu dönemde kaybolan enerjiniz geri geliyor, göğüs hassasiyeti azalıyor ve mide bulantısına elveda diyorsunuz.

Bu haftalarda rahminizin üst kısmı kasık kemiğinin biraz üzerinde yer alıyor. Böylece göbeğinizde hafif bir çıkıklık beliriyor. Bu görülebilir değişikliğin sizi ve eşinizi mutlu edeceğinden emin olabilirsiniz. Görülebilir bir değişiklikle birlikte bebeğiniz ve doğum hakkında endişeleriniz de artabilir. Merak etmeyin. Yeterince iyi hazırlandıysanız sorun yaratabilecek bir durum yok demektir. Endişeli düşünceler yerine bebeğinizin neye benzeyeceğiyle ilgili hayaller kurmaya çalışın.

Bebeğinizin cinsiyetini öğrenmeye hazır mısınız?

Kız mı erkek mi? Anne adaylarının yarısından fazlası bebeklerinin cinsiyetini öğrenmek ister. Ancak bazıları bu büyük sürprizi bozmamak için öğrenmemeyi tercih eder. Karar veremiyorsanız şu önerileri dikkate alın.

Öğrenmenin faydaları:

Çoğu anne adayı bebeğin cinsiyetini öğrendiğinde çocuğunla arasındaki bağın kuvvetlendiğini söylemektedir.

Eğer bu ilk çocuğunuz değilse ağabey veya abla olacak ilk çocuğunuzu duruma hazırlayabilirsiniz.

İsim seçmek için önünüzde uzun bir süre olacaktır.

Bebeğinizin cinsiyetine uygun kıyafet seçme şansını yakalayabilirsiniz.

Öğrenmemenin faydaları:

Siz, eşiniz ve aileniz doğumda büyük bir sürprizle karşılaşacaksınız.

Bebeğinizin cinsiyetini bir an önce öğrenme isteği ve merakı hamileliğin en zorlu dönemlerini rahat atlatmanızı sağlayacaktır.

Yanlış cinsiyet tanımlaması gibi bir sorun olmayacak. Doğduğunda en doğrusunu bir çırpıda öğreneceksiniz.

Bu haftanın aktivitesi:

Eğer egzersiz yapmaya başlamadıysanız bir kursa yazılsanız iyi olur. Tüm gün oturup dinlenmek bebeğiniz için iyi olmayacak. Hareket etmeniz ve motivasyonu arttırmanız gerekmektedir. Bu sayede hem diğer hamilelerden destek alabilir hem de vücudunuzu güçlendirebilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 13. Hafta

Gebeliğin 13. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet
BEBEK
On üçüncü gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık olarak 7-8 cm, ağırlığı 16- 20 gram kadardır. Bu haftada bebeğin yüzü normal bebek yüzüne benzemeye başlar. Bebeğin ses telleri, damağı ve diş yerleri oluşmaya başlar. Pankreas bezinden insülin, karaciğerden safra sıvısı salgılanabilir. Gelişmiş ultrason cihazıyla göz lensleri görülebilir ve cinsiyeti seçilebilir. Bebeğin gözleri daha önce birbirinden uzakken bu haftada birbirine yaklaşmaya başlar, Kulaklar normal yerlerine doğru ilerler. Bu haftada bebeğin cinsiyeti dış genital organlarına bakarak söylenebilecek kadar gelişmiştir. Bebek içerisinde bulunduğu amnion sıvısını yutar ve tekrar idrar olarak çıkartır, idrar da amnion sıvısına karışır. Bu dönemde kasları ve eklemler güçlendiğinden hareketleri çok artar.
 
ANNE
Gebeliğin 13.haftası ile 2. trimester başlar ve anne gebeliğin en rahat dönemine girer. Bulantı, kusma ve sinirlilik yakınmaları azalır. Yorgunluk ve uyuklama hali biter. Anne eski enerjisine kavuşur. Mide ekşimeleri ve yanma hissi devam edebilir. Rahim hızla büyür ve büyürken karın içindeki organlar normal yerlerinden biraz uzaklaşacaktır. Bu nedenle organları yerinde tutan kas ve liflerde gerilme olacak ve bu da kasık ağrısına neden olacaktır. Bu normal bir ağrıdır. Karın duvarında olan gerginlik nedeniyle karında çatlaklar başlayabilir bunu önlemek için çatlak önleyici özel kremler kullanılması önerilir. Ne yazık ki bu dönemde oluşabilecek çatlaklar hiçbir zaman iyileşmez. Bu nedenle oluşmadan önlem almalı, bol sıvı ve lifli gıdalar tüketilmeli ve yeterli jimnastik yapıp kilo alımına dikkat edilmelidir. Çatlakların cilt yapısıyla da ilgili olabileceği unutulmamalıdır. Bu dönemde artmış östrojen nedeniyle ciltte lekelenmeler olabilir. Bu durum en çok göğüs uçlarında, karın ve kasık bölgesinde olur. Bazı gebelerde yüzde de olabilir. Cilt kararması, güneş ışığı ve ultraviole ile de artabilir. Gebeler fazla güneşe maruz kalmamalı ve koruma faktörlü ürünler kullanmalıdır. Cilt kararması doğumdan sonra kaybolur.

Bebeğinizin parmak izlerinin oluştuğu 13. haftada gelişimi hızla devam ediyor. İşte bu hafta yaşanacaklar…

Hala ince olan derisinden bebeğinizin damarları ve organları görünebiliyor. Bu sırada hala büyük olan kafası vücuduyla orantılı olarak büyümeye devam ediyor. Eğer bebeğiniz kız ise yumurtalıklarında an itibariyle 2 milyon yumurta hücresi bulunuyor. Bebeğiniz bir karides boyutunda ve 7.5 cm. uzunluğunda.

Düşük riski azalıyor!

İlk 3 aylık dönemin sonuna geldiğiniz 13. haftada düşük riskiniz eskisinden çok daha az. Elbette hamileliğin son anına kadar dikkatli davranmanız gerekiyor. Ancak düşük ihtimali azaldığı için biraz rahatlayabilirsiniz. 2. üç aylık dönemde genelde görülen mide bulantısı ve bitkinlik gibi hamilelik semptomlarının azaldığı bilinir.

Libidonuz artıyor

Bu dönemde cinsel hayatınızda da hareketlenme olabilir. Libidoda artış yaşanabilir ve cinsel ilişkiden daha fazla zevk alabilirsiniz. Bunun sebebi rahim bölgesinde artan kan damarları ve hassasiyettir. Hamilelikte seks bebeğe zarar verecek bir durum değildir. Bebeğin etrafını saran amniyotik kese ve güçlü rahim kasları bebeğinizi enfeksiyonlardan ve darbelerden korur. Bu konuyu doktorunuzla konuşmak ise oldukça önemlidir. Nitekim bazı istisnai durumlarda doktorunuz cinsel hayatınıza ara vermenizi isteyecektir.

İşte bu durumlar:
 

    Plasenta previa( Plasentanın normalde durması gereken yerden daha aşağıda rahim boynuna yakın yerde olmasıdır.)
    Açıklanamayan vajinal kanama ve anormal akıntı
    Karın krampları
    Rahim yetersizliği, fazla dar veya normalden zayıf olması
    Genital herpes
    Cinsel yolla bulaşan hastalıklar



Hamilelikle ilgili 3 önemli soru

1.Günlük ne kadar kalori almalıyım?

Hamile iken günde fazladan 300 kalori almanız yeterlidir. Kalori sayımı yapmak hamilelik sonrasında aldığınız kiloları verebilmeniz için de önemlidir. Atıştırmalık olarak birkaç parça tam tahıllı ekmek ve bir bardak süt tercih edebilirsiniz.

2. Hangi vitamin/mineralden ne kadar almak gerekir?

Protein, kalsiyum ve demir bu dönemde bebeğin gelişimi için en önemli 3 besin değeridir.

Protein: Günlük 71 gram protein yeterli olacaktır. Et, yumurta, fındık, fıstık ve süt ürünleri iyi birer protein kaynağıdır. Balık tüketmek de hem protein hem de omega-3 alımı için oldukça önemlidir.

Demir: Günlük 27 mg demir almak özellikle demir eksikliğine bağlı anemiye karşı sizi korur. Demir hayvansal gıdalarda bulunur ve hayvansal kaynaklardan alınan demir bitkisel kaynaklara göre vücut tarafından daha kolay emilir. Eğer vejetaryenseniz ıspanak ve mercimek gibi besinler demir kaynakları arasında yer alır.

Kalsiyum: Süt ürünlerinden 4 porsiyon tüketmek günde 1000 mg kalsiyum almanızı sağlayacaktır. Bebeğiniz kemik ve diş gelişimi için kalsiyuma ihtiyaç duyar. Eğer yeteri kadar kalsiyum almazsanız bebeğiniz ihtiyacı olanı sizin vücudunuzdan temin edecek ve sizin kemiklerinizde depolanan kalsiyum miktarı azalacaktır.

3. Vitamin alıyorum, yine de ne yediğime dikkat etmeli miyim?

Kesinlikle evet! Aldığınız vitaminler beslenmenizdeki boşlukları doldurma işlevini görür. Yani sağlıksız beslenip vitamin almanın hiçbir manası yoktur. Ayrıca vitaminler günlük kalsiyum ihtiyacının tamamını karşılayamaz. Bu dönemlerde karşılaştığınız bir sorun olan hazımsızlık ve şişkinliğe karşı vitaminlerin faydası dokunmayacaktır. Bu sorunların üstesinden lifli meyve ve sebze yiyerek gelebilirsiniz.

Bu haftanın aktivitesi:

Bu hafta eşinizle ebeveynliğe bakış açınızı paylaşın. Her biriniz anne ve babanızın size ne şekilde davrandığını listeleyin ve karşılaştırın. Bu sayede kendinizi anne-baba statüsüne koyabilir, ne şekilde davranmanın daha doğru olacağına karar verebilirsiniz.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 12. Hafta

Gebeliğin 12. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 

 Özet
BEBEK
On ikinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 6-7 cm, ağırlığı 15 gram kadardır.Fetus artık tam bir bebek görüntüsü verir. Bu haftada bebeğin bütün organları şekillenmiştir. Oluşmuş bütün bu organlar doğuma kadar büyümeye devam edecektir. El ve ayak parmakları birbirinden ayrılmıştır. Tırnaklar oluşmaya devam eder. Sinir sitemi ve kas sistemi sağlamlaşır. Bebeğin dış genital organları şekillenmeye başlar kız veya erkek olduğu bir iki hafta içerisinde ultrason ile ayırt edilebilecek hale gelir. On ikinci hafta bittiğinde gebeliğin ilk trimesteri bitmiş olur.

 
ANNE
On iki haftanın sonunda anne yaklaşık 1-2 kilo alabilir. Nadiren bu aylarda hiç kilo almamış da olabilir. Bulantı, kusma yakınmaları ve memelerdeki hassasiyet gittikçe azalır. Bebek rahim içinde büyüdüğü için artık rahim, leğen kemiğinin üstüne doğru yükselir. Bel belirgin şekilde kalınlaşır. Karın ön duvarında, göbek altında siyah çizgiler (linea nigra) belirmeye başlar. Bebeğin besin gereksinimi arttığından ve annede bulantı hissi azalması sonucu beslenme rahatlar ve kilo alımı başlar. Baş ağrısı, midede yanma, kabızlık yakınmaları devam edebilir. Kabızlık ile birlikte basur (hemoroit) yakınmaları yaşanabilir. Bu yakınmaları önlemek için bütün gebelik boyunca bol sıvı alınmalı ve lifli yiyecekler tüketilmelidir. Gebeliğin düşük tehdidi içeren en sıkıntılı ilk 3 ayının bitmesi anne adayını rahatlatır..

Minik mucize bu hafta en büyük gelişmelerinden birini gösteriyor! İşte detaylar…

Yeşil misket limonu boyutlarına ulaşan minik mucizenin bu hafta refleksleri gelişiyor. Parmakları kısa süre içinde açılacak ve emme refleksi gelişecek. Kendi karnınıza bastırdığınızda siz hissetmeseniz bile bebeğinizin göbeği kımıldayacak. Çok hızlı büyüyen bağırsakları göbek kordonuna doğru uzanacak. Ayrıca böbrekleri idrarı, idrar kesesine iletecek.

Bu arada hızla çoğalan sinir hücreleri sayesinde bebeğinizin beynindeki sinapslar da hızlı bir şekilde gelişiyor. Yüzü tamamen bir insan gibi görünen bebeğin gözleri yüzünün ortasında yer alıyor. Kulakları ise olmaları gereken yerde büyümeye devam ediyor.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Rahminiz, doktor tarafından alt karın bölgesinde hissedilebilecek kadar büyümüş durumda. Büyüyen rahminiz idrar kesenize sıkı bir baskı uyguluyor ve sizi sık sık tuvalete gönderiyor.  Genişleyen bel bölgeniz sebebiyle rahat ve bol kıyafetlere yönelmeniz çok normal.

Bu dönemlerde genellikle alt göğüs kemiği hizasından yemek borunuz boyunca ilerleyen bir asit yangısı hissedebilirsiniz. Çoğu kadın hamilelik döneminde böyle bir yanma yaşar. Plasenta tarafından üretilen bol miktardaki progesteron hormonu, mide ve yemek borusu arasındaki kapakçığın gevşemesine neden olur. Bu nedenle özellikle uzanırken asit yemek borusundan ağzınıza doğru hareket edebilir. Asit yanmasından kurtulmak için doğru pozisyonda yatmak önemlidir. Mideniz baş hizasının altında kalacak şekilde uyursanız veya uzanırsanız bu sıkıntı azalacaktır.

Amniyosentez yaptırmalı mıyım?

Amniyosentez, genellikle 16-20. haftalar arasında yapılan doğum öncesi bir testtir. Amniyosentez, Down Sendromu gibi genetik bozuklukların teşhisinde % 99 kesinlik taşır. Amniyosentez, ufak bir düşük tehlikesi taşıdığı gerekçesiyle genellikle tercih edilmemektedir. Bu nedenle genellikle genetik bozukluğa meyilli hamileler tarafından tercih edilmektedir.

Baba olacaklara öneriler…

Hamilelik tek kişilik bir deneyim gibi görünebilir. Teknik olarak öyle olsa da hamile bir kadının en büyük destekçisi eşidir. Doktor kontrollerinden önce, muhtemel komplikasyonlara karşı ve doğum sırasında onu rahatlatabilecek tek kişi belki de hayatını paylaştığı kişidir.

Öncelikle babalığın ne kadar güzel bir duygu olacağını fark etmek gerekir. Bunun için çeşitli mecralarda yayınlanan konular ve yazılar takip edilebilir.

İlk kez baba olacak erkekler özellikle doğum başladığında çok heyecanlanacakları, eşlerine destek olamayacakları ve hatta bayılacakları korkusuyla doludur. Ancak bu yersiz bir korkudur. Yapılan araştırmalar 600 erkekten sadece 1 tanesinin doğum esnasında bayıldığını göstermektedir. Elbette kana karşı hassasiyeti olan ve gördüğünde dayanamayan erkeklerin doğum odasına adım atmaması gerekmektedir.

Baba adaylarının uykularını kaçıran diğer bir korku ise çocuklarına bakamayacakları endişesidir. İşi gücü yerinde olan erkekler bile bir an için bu korkuyla yüzleşmek zorunda kalabilir. Ancak bunlar oldukça normal endişelerdir ve zamanla yerini doğum heyecanına bırakacaktır.

Doğacak çocuğun sağlığı da en çok düşündüren sorulardan biridir. Sağlık sorunları herkesin başına gelebilecek durumlardır. Ancak  sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizde endişelenmeniz için hiçbir sebep yoktur. Genetik rahatsızlıklar dahi hemen her sağlık sorunu bebek henüz anne rahmindeyken tespit edilebilmektedir.

Bu haftanın aktivitesi

Eşinizle oturup bir bebek bütçesi oluşturun. Nitekim tüm eşyaları bir kerede satın almanız mümkün olmayacaktır. Bu haftadan başlamak üzere belirli miktar bir parayı onun için ayırın ve gerekli olan eşyaları edinmeye başlayın. Böylece ufaklık eve geldiğinde maddi olarak sizi de fazla yormamış olacaktır.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:17

Gebelik 11. Hafta

Gebeliğin 11. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet

BEBEK
On birinci gebelik haftasında bebeğin uzunluğu yaklaşık 4 -5cm kadardır, ağırlığı 7 gram kadardır. Bebeğin kafasının büyüklüğü boyunun yarısı kadardır. Bebeğin organ ve dokularının gelişimindeki en kritik süreç bitmiştir. Çünkü ilk 10 hafta, bebek gelişiminde en kritik ve en hassas dönemdir. Bu dönem (gebeliğin ilk 10 haftası) bebeğin ilaç ve toksik maddelere karşı en hassas olduğu dönemdir. On birinci haftadan doğuma kadar olan döneme fetal dönem denir. Ultrason görüntülemede fetüsün bütün detayları görülebilir. Bu haftalarda bebek ve anne rahmi arasında kan dolaşımı başlar ve plasenta (bebeğin eşi) görev yapmaya başlar. Bebek idrar yapar dolayısıyla gebelik kesesi içindeki amnion sıvısı da artar. Bebeğin kalp, damar, beyin, sinir ve iskelet sistemi işlevsel hale gelmiştir. Bebeğin saç ve tırnakları gelişmeye başlar. Bebek 11. haftadan itibaren fetal dönemin başlamasıyla hızlı büyüme ve olgunlaşma sürecine girer ve doğuma hazırlanır.

ANNE
Bu haftalarda bulantı hissi ve kusma azalmakla beraber devam edebilir. Her zamanki gibi yiyecek ve içeceklere çok dikkat edilmelidir. Hormonsal değişikliğe bağlı olarak baş ağrıları artabilir. Baş ağrılarını önlemek için stresten uzak durmak, düzenli uyumak ve düzenli beslenmek gerekir. Tüm gebelik boyunca olabilen, beyaz-şeffaf kokusuz miktarı fazlaca olabilen akıntı normal kabul edilir. Buna renk, koku ya da kaşıntı ilave olursa doktorunuza başvurun!

Gebelik 11. Haftada elleri yakında açılacak ve yumruk şeklinde duracak bebeğin diş kökleri de oluşuyor.


2,5-3 santimetre uzunluğuna ve incir büyüklüğüne ulaşan bebeğiniz, gelişimini tamamlamak üzere. İşte bebeğinizin bu haftaki gelişimi ve hamileliğinizde dikkat etmeniz gereken noktalar!


Elleri yakında açılacak ve yumruk şeklinde duracak bebeğinizin diş kökleri de oluşuyor. Sizden aldığı vitamin ve mineraller sayesinde kemiklerinin bazıları sertleşmeye ve vücuduna şekil vermeye devam ediyor.

Tekmelemeye ve gerinmeye bol vakit ayırsa da bu güçsüz hareketleri henüz hissedebildiğiniz söylenemez. Bebeğin vücudu geliştikçe ve büyüdükçe bu hareketler de sıklaşacaktır. 1-2 ay daha hareketlerini hissedemeyeceksiniz. Bebeğinizin diyaframı gelişmeye başladığı için bu aralarda hıçkırık tutuyor olabilir.

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Müjde! Mide bulantınızın şiddeti yavaş yavaş azalıyor. Kendinizi daha enerji dolu ve keyifli hissediyorsunuz. Ancak hormonların seviyesindeki değişiklikler sebebiyle sindirim zorluğu yaşayabilirsiniz. Mideniz veya yemek borunuzda da yanmalar meydana gelebilir. Bunlar oldukça sıradan sorunlardır. Yapmanız gereken sindirimi rahatlatan ve dinlendiren yiyecekler seçmektir.

Hamileliğin ilk 3 aylık döneminde genellikle 1-3 kilo alınır. Ancak mide bulantısı nedeniyle bu kadar kilo almadıysanız da endişelenecek bir şey yok. Çünkü hamilelikte öncelikli olan ne kadar çok yediğiniz ve kilo aldığınız değil, bebeğinizin ihtiyacı olan vitaminleri ve mineralleri sağlayacak şekilde beslenmenizdir.

Hamileliğin bu dönemlerinde dikkat edilmesi gereken semptomlar

Gecenin bir saatinde yaşadığınız ağrının normal mı yoksa acil bir durum mu olup olmadığını nasıl anlarsınız? İşte hamilelik boyunca asla göz ardı etmemeniz gereken belirtiler:

Bebeğiniz sürekli hareket etmeye başladıktan sonra normalde olduğundan daha az hareket ediyor ve tekmeliyorsa doktorunuzu arayın.

Ani, şiddetli ve sürekli karın ağrısı veya hassasiyet

Vajinal kanama veya akıntı
Vajinal akıntıda artma veya akıntının dokusunun değişmesi. Eğer sulu, sümüksü veya kanlı bir akıntı söz konusuysa doktora danışmanızda fayda vardır. (Hamileliğin 37. haftasından sonra vajinal akıntının artması normaldir ve doğumun yakın olduğunu işaret edebilir)


Bebeğinizin aşağıya doğru bastırdığını hissettiren baskı, bel ağrısı ve adet sancısına benzer kramplar saatte 4 kereden fazla ise doktorunuzu arayın.


Hiç idrar yapmıyorsanız, çok az yapıyorsanız veya yaparken ağrı ve yanma söz konusuyla doktorunuza danışın.
Sürekli kusuyorsanız ve ateşiniz varsa
Gözleriniz bulanıyor, görmede sıkıntı çekiyor, başınız dönüyor ve noktalar görülüyorsanız
Sürekli ve şiddetli baş ağrısı çekiyorsanız
Yüzünüzde ve özellikle gözünüzün çevresinde şişkinlik varsa doktorunuza danışmanızda fayda vardır.
Bacağınıza sürekli kramp giriyorsa ve rahatlatmaya çalışsanız da etkili olmuyorsa
Bayılma, sık baş dönmesi, hızlı kalp atışı yaşıyorsanız
Nefes almada güçlük çekiyor, kan kusuyor ve göğüs ağrısı tecrübe ediyorsanız

24 saatten fazla süren şiddetli ishal, sindirim sorunu ve karın ağrısı varsa
Vücudunuzun her tarafının kaşındığını hissediyorsanız doktora gidiniz.
Basit bir grip virüsü bile hamileler için büyük risk oluşturabilir. Grip belirtileri başladığında doktorunuzla temasa geçin.
Salgın hastalıklardan kızamıkçık ve suçiçeği gibi bir hastalığın belirtileri varsa acil olarak doktora gidin.


Depresyon ve ağır endişe durumları da bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Mutsuzluğunuz geçmiyorsa doktordan yardım istemeniz gerekmektedir.


Vücudunuzun çok sık değişimlere maruz kaldığı hamilelik döneminde kendinizi tanımanız bebeğiniz ve kendi sağlığınız için çok önemlidir. Hangi durumun geçici ve normal, hangisinin endişe gerektiren olduğunu tespit etmek biraz zaman alsa da tedbiri elde bırakmamak gerekebilir. Basit bir gaz sancısını doğum kasılması sanmanız mümkündür. Ancak ciddi bir durumun basit bir ağrı olduğunu düşünerek doktora danışmayı ertelemek istenmeyen ve üzücü sorunlara neden olabilir.

Hamilelikle ilgili 3 önemli soru!

  1. Hamilelik esnasında hangi besinlerden uzak durmalıyım?

Özellikle içerisinde yüksek miktarda metil civa içerebilen büyük yırtıcı balıkların etlerinden uzak durmakta fayda vardır. Metil civa, bebeğin beyninin gelişimini engeller. Balıklarda bu maddenin bulunması ise denizlerdeki kirlilikten kaynaklanır.

Ancak deniz canlılarından tamamen uzak durmamak gerekir. Nitekim balık gibi deniz canlılarında gelişim için gerekli omega-3 yağ asitleri bulunur. Omega-3 yağ asitleri, bebeğin beyni ve görme duyusu için çok önemlidir.

  1. Hamilelikte uzak durmam gereken içecekler nelerdir?

Alkollü içecekler hamilelik süreci boyunca uzak durmanız gereken içecekler listesinde ilk sıradadır. Kana hemen karışan alkol, bebeğe de en kısa sürede iletilir. Hamilelikte güvenli bir alkol miktarı söz konusu değildir. Bir yudum alkol bile zararlıdır.

Hamilelikte alkol dışında uzak durulması gereken diğer içecekler ise pastörize edilmemiş meyve suları ve süt gibi hijyenik olarak temiz olmayan içeceklerdir. Bu içeceklerde E.coli gibi bakterilerin bulunma riski vardır.

Kafein, uzak durmanız gereken diğer bir maddedir. Makul miktarlarda tüketildiğinde fazla zararlı olmasa da yine de tedbirli davranmakta fayda vardır. Kafeinin sadece kahvede değil çayda, kolada ve çikolatada da olduğunu unutmamak gerekir. Günlük 300 mg’dan daha az kafein alınmalıdır.

  1. Besin zehirlenmesinden nasıl korunurum?

Besin zehirlenmesi normalde olduğu gibi hamilelikte de çok ciddi sonuçlara yol açabilir.

Özellikle iyice pişmemiş et ve balıktan uzak durulmalıdır. Pişmemiş et, diğer besin maddelerinden ayrı bir şekilde saklanmalıdır. Meyve ve sebzeler bol su ile iyice yıkanmalıdır. Çiğ et ve balığa dokunduğunuzda ellerinizi ve kesme tahtası gibi mutfak eşyalarını sıcak su ve sabun ile yıkayın. Yıkamadan başka bir işlem için kullanmayın. Yiyecekleri taze iken tüketmeye özen gösterin.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:16

Gebelik 10. Hafta

Gebeliğin 10. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 Özet
BEBEK
On haftalık gebelikte bebeğin boyu yaklaşık 3-4 cm, ağırlığı 4-5 gram kadardır. Bebek bu haftaya kadar embriyo olarak adlandırılırken 10. haftadan doğuma kadar olan dönemde fetüs olarak adlandırılır. Sonraki haftalarda gelişimi devam etmesine karşın 10. haftaya kadar bütün hayati organlar ana gelişimini tamamlamıştır. Kalp gelişmiş ve düzenli olarak kan dolaşımını sağlayabilecek durumdadır. Sindirim sistemi ve üreme organları daha gelişmiş durumdadır. Vücut kıvrımları, dirsekler, dizler, ayak parmakları, el parmakları oldukça belirginleşmiştir. Kaslar güçlenmeye ve hareket kabiliyeti artmaya başlamıştır. Ultrason ile hareketler belirgin olarak görülür. Bebek eline dokunan bir cismi tutma refleksini edinmiştir. Kulak kepçesi ve üst dudak şekillenmiştir. Bebek yutkunma hareketleri yapar, bunu amnion suyu yutarak yapar ve ilk defa idrar yapmaya başlar.

 
ANNE
Bu haftada duygusal dalgalanmalar belirgin yakınmalar arasındadır. Beta-HCG seviyelerinin zirveye ulaştığı üçüncü ayın sonundan itibaren bu aşırı duygusal hassasiyet önemli ölçüde azalacaktır. Gebenin kendini rahat ve huzurlu hissetmesi, gebeliğin devamı açısından önemlidir.Gebelikte kan akımının artması nedeniyle, vücut ısısı daha fazla hissedilir. Sıcağa tahammülsüzlük artar Bu dönemden sonra sıkı olmayan, pamuklu iç çamaşırı ve memelerdeki büyüme nedeniyle, daha rahat sıkmayan sütyen giyilmelidir. Sivri burunlu ve topuklu ayakkabılar yerine, düz ve rahat ayakkabılar tercih edilmelidir.

Gebeliğin 10. haftasında bebeğin boyutları 2,5 cm civarındadır.

Bebeğiniz bu hafta 2,5 cm. boyutlarına ulaştı. Turunçgillerden bir meyve olan kumkat boyutlarında olduğu söylenebilir. İşte bu haftanın gelişim çizelgesi.

Gelişiminin çok önemli bir kısmını tamamlamış olan bebeğinizin bundan sonra dokuları ve organları hızlı bir şekilde oluşacak. Böbrek, bağırsak, beyin ve karaciğer gibi hayati organları fonksiyonlarını yerine getirmeye başladı. Bu organların gelişimi hamileliğin sonuna kadar devam edecektir.

Bebeğinizin tırnakları çıkmaya başlarken hassas cildi de tüylerle kaplanıyor. Kalçasını ve eklemlerini hareket ettirebildiği gibi elleri de kalbinin üzerinde birleşmiş durumda bulunuyor. Omurgası şeffaf derisinin altında görülebilir.

Hayatınızda sizi bekleyen değişiklikler

Doktor ziyaretinde bebeğinizin kalp atışını duyduysanız biraz hızlı olduğunu düşünebilirsiniz. Çoğu anne adayı bu sesi koşan atların çıkardığı sese veya fırtınaya benzetmektedir.

Hamile kalmadan önce rahminiz ufak bir armut büyüklüğündeydi. Ancak bu hafta itibariyle kocaman bir greyfurt büyüklüğüne ulaşmış durumdadır. Henüz hamileler için özel üretilen kıyafetleri giymenize gerek yoktur. Ancak elbette kendi günlük kıyafetleriniz de sizi sıkıyor olabilir. Bu nedenle esnek ve teninizin nefes almasını sağlayacak, terlemeyi önleyen pamuklu kıyafetler tercih edin.

Hamilelik esnasında normal hayatınızda yaptığınız çoğu spora devam edebilirsiniz. Ağırlığı ve yoğunluğu daha az olsa da spor yapmak size ve bebeğinize iyi gelecektir. Uzmanlar, özellikle yüzme ve tempolu yürüyüşün faydaları üzerinde durmaktadır. Egzersiz ve spor yapmak kas yoğunluğunu, gücü ve dayanıklılığı arttırır. Bu sayede hamilelik döneminde çekebileceğiniz sırt ve bel ağrılarından da uzaklaşmış olursunuz. Ayrıca bebeğiniz doğduktan sonra eski vücudunuza kavuşmak da kolay olacaktır.

Hamilelikte yaşanabilecek enfeksiyonlar

İdrar yolu enfeksiyonları hamilelik döneminde en sık görülen bakteriyel enfeksiyondur. Bunun sebebi olarak artan progesteron hormonu gösterilebilir. Bu hormon idrar yolunu rahatlattığı için idrar akışını yavaşlatabilir ve bu ortam bakterilerin çoğalmasına uygun hale gelir.

Enfeksiyonların bazıları bağırsaklardaki bakterilerin rektum aracılığıyla üretraya ve oradan da idrar yoluna ulaşması sonucunda görülür. Buraya ulaşan bakteriler çoğalmaya başlar ve bazen sistit adı verilen enfeksiyona neden olur. Sistitin belirtileri arasında ağrılı ve yanmalı idrar, sürekli idrara çıkma isteği ve alt karın bölgesindeki ağrıdır. Sistit sırasında idrarın bulutsu bir rengi ve yoğun kokusu olabilir.

İdrar yolu enfeksiyonları

İdrar yolu enfeksiyonundan şüpheleniyorsanız en kısa sürede doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Tedavi edilmeyen sistit böbrek enfeksiyonlarına neden olarak ciddi bir hastalık geçirmenize neden olabilir. Sistit genellikle hamilelik döneminde bebeği etkilemeyecek antibiyotikler ile tedavi edilir. Birkaç gün içinde belirtiler kaybolsa bile antibiyotik bitene kadar kullanmaya özen gösterin.

Bakteriyel Vajinozis

Bakteriyel vajinozis(BV), bir genital bölge enfeksiyonudur. Bu bölgede normalde az sayıda yaşayan bakterinin bir anda çoğalmasıyla meydana gelir. Çoğu kişide BV’nin belirtilerine rastlanmaz. Ancak genellikle beyaz veya gri renkte kokulu vajinal akıntı olarak tanımlanır. Bu koku özellikle cinsel ilişki sonrasında belirginleşir.

BV erken doğum ve amniyotik kesenin erken yırtılma riskini arttırır. Eğer BV belirtilerine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız hemen doktorunuzla irtibata geçiniz.

Mantar Enfeksiyonları

Mantar enfeksiyonları özellikle hamilelik döneminde görülen yaygın vajinal enfeksiyonlardandır. Candida ailesine mensup mikroskobik mantarların yol açtığı bu enfeksiyonda, normalde vajinal bölgede bulunan mantarların aşırı derecede çoğalarak diğer mikroorganizmalarla savaşması sonucunda oluşur.

Hamilelik döneminde artan östrojen daha fazla glikojen salgılanmasına ve dolayısıyla mantarların çoğalmasına yol açar. Mantar enfeksiyonları bebeğe zarar vermez. Ancak doğum esnasında bebek doğum kanalından geçerken bu enfeksiyondan kapabilir. Bu nedenle tedavi edilmesi için doktora başvurmak gerekmektedir.

Beslenme nasıl olmalıdır?

Bebeğinizin embriyonik dönemden çıkarak fetüs dönemine girdiği 10. haftadan sonra plasentanın ve göbek kordonunun da giderek gelişmesine bağlı olarak yediklerinize büyük önem göstermeniz gerekmektedir. Hamilelikte beslenirken şunu asla unutmayın! Sizi rahatsız edecek her şey bebeğinizi de rahatsız edecektir. Ayrıca buna ek olarak örneğin ağır cıva içerebilecek balıkların, işlenmiş çiğ etlerin, pastörize edilmemiş sütlerin içilmesi bebeğe hasar verebilir.

Bu haftanın aktivitesi

Göğüsleriniz ağrıdığı, hassaslaştığı ve büyümeye başladığı için kullandığınız iç çamaşırları sıkılmanıza neden olabilir. Özel mağazalarda satılan sentetik olmayan pamuklu iç çamaşırlarından edinin.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:16

Gebelik 9. Hafta

Gebeliğin 9. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 

Özet
BEBEK
Dokuz haftalık gebelikte bebeğin boyu yaklaşık 16-20 mm., ağırlığı yaklaşık 2-3 gram kadardır. Dokuzuncu hafta embriyonik dönemin son haftasıdır. Bundan sonra fetal dönem başlayacaktır ve embriyo onuncu haftadan sonra fetus olarak adlandırılacaktır. Dokuzuncu haftada embriyonun yüzü daha da belirginleşir. Gözler belirgin hale gelir, retina oluşur, göz kapakları gelişir, kulak kepçesi, burun delikleri, burun ucu ve dil oluşmaya başlar. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşur. El parmakları oluşur fakat hala bitişik şekildedir. İç genital organları oluşturacak yapılar testis veya overler gelişmeye başlar. Bebeğin (kız - erkek) yapısını oluşturacak kabartı belirginleşir ancak henüz cinsiyeti anlaşılacak kadar genitaller gelişmemiştir. Bebeğin cinsiyeti söylenemez. Daha önceki haftalarda ilk oluşum aşamasında bebeğin göbek kordonu etrafından dışarı doğru çıkmış olan bağırsaklar artık karın içerisine doğru göç etmeye başlar. Kalp kapakçıkları oluşur. Bebek bu haftada ilk kez yutkunmaya başlar ve amnion sıvısını (bebeğin içerisinde bulunduğu suyu) içer. Bu haftada bebeğin hareket ettiği görülür

 
ANNE
Bu haftalarda bel kalınlaşır ve kıyafetler sıkmaya başlar. Mide bulantınızın dışında, mide yanması, gaz ve hazımsızlık yakınmalarınız olabilir. Sağlıklı bir gebelik için, anne düzenli ve dengeli beslenmelidir. Günlük kalori alımı gebelik öncesine göre 250-300 kalori artmalıdır. Protein, meyve, sebze ve kalsiyum içeren gıdalar alınmalıdır. Gebelikte artan hormonların etkisiyle anne psikolojisi bozulabilir. Depresyona yatkınlık artar. Duygusallık, sinirlilik ve hatta ağlama krizleri olabilir. Eşlerin ve yakınlarının daha anlayışlı olması gerekir. Yine halsizlik, yorgunluk ve uyuklama hali devam eder

Üzüm boyutuna ulaşan bebeğiniz 28 gram civarında bir ağırlığa sahip. İşte bu hafta sizi bekleyenler ve bebeğinizin gelişimi…

Gittikçe insan görüntüsü kazanan bebeğinizin iç organları da hızla gelişimine devam ediyor. Kalbindeki 4 odacık tamamlandı ve minik dişleri de oluşmaya başladı. Bebeğiniz artık tamamen kuyruksuz bir görünüme sahip. Kasları ve sinirleri de gittikçe gelişen bebeğin dış cinsel organları oluşma evresinde olsa da birkaç hafta daha görmek mümkün olmayacak. Gözleri tamamen oluşan bebeğin göz kapakları 27 haftalık olana kadar açılmayacak. Ağzı, burnu ve kulakları birbirinden daha ayrı yerlerde olan bebeğin yüzü de belirgin bir hal almaya başladı.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Beliniz kalınlaşmaya başlasa da hala hamile gibi görünmüyorsunuz. Görüntünüzün aksine hormonlar sebebiyle duygularınız değişiyor ve hamileliğinizin gün geçtikçe farkına varıyorsunuz. Bunu sağlamada ise en büyük etmenlerden biri yine mide bulantıları.

İş yaşantınızdaki değişikliklerantalya gebelik

Bazı kadınlar hamile olduklarını öğrendiklerinde hemen iş arkadaşlarına ve patronlarına müjdeyi verirler. Ancak bazıları biraz daha zaman geçmesini bekler. Genellikle ikinci 3 aylık döneme kadar beklemek önerilmektedir. Bu sayede düşük riski de en aza inmiş olur. Ancak elbette işiniz ve çalıştığınız ortama göre bu haberi vermenin zamanı değişiklik gösterir. İşte iş yerinde hamileliğinizi duyurmak için doğru zamanı seçme konusunda size yardımcı olacak birkaç öneri…

Komplikasyon söz konusu mu?

Hamileliğiniz sorunlu başladıysa ve sürekli doktora gitmek zorunda kalıyorsanız, işverenlere bu bilgi vermeyi tercih edebilirsiniz.

Mide bulantıları sık mı?

Sürekli mideniz bulanıyor ve kusuyorsanız bir an önce bilgi vermeniz gerekmektedir. Ancak önce ne istediğinize karar verin. Daha esnek saatler mi yoksa izin mi?

Yaptığınız iş tehlikeli ve yorucu mu?

Bebeğiniz ve kendi sağlığınız için ağır işlerden kaçınmanız gerekecektir.Bu nedenle zor şartlar altında çalışıyorsanız işverenleri bu konuda haberdar etmek gerekmektedir.

Müdürünüzün hamileliğe bakış açısı nedir?

Bazı işverenler bilinçli ve tolerans gösteren cinsten olsa da katı kuralları olan ve sizi psikolojik olarak yıpratacak şekilde davrananlar da çıkacaktır. Sizden önce hamilelik yaşamış iş arkadaşlarınıza karşı takınılan tavra göre hareket edebilirsiniz. Belki hamile olduğunuzu söylemeden yıllık izninizi kullanabilir ve hamileliğiniz rayına oturduğunda işe geri dönebilirsiniz.

Haklarınızı bilin

Hamile olduğunuzda sahip olduğunuz ücretsiz izin gibi hakları iyice öğrenin. Kovulma ya da istifa etmeniz için psikolojik baskı uygulanması gibi durumlar ne tür haklarınız olduğunu bilerek hareket edin.

Sağlıklı bir hamilelik için spor yapın!

Gittikçe ilerleyen hamileliğiniz ve buna bağlı olarak artan iştahınız sayesinde kilo almaya başlıyorsunuz. Sağlıklı bir vücut için sporun hayati önem taşıdığını unutmayın. Hamile olmanız sürekli yiyecek ve hareket etmeyeceğiniz anlamına gelmez. Aksine bilinçli bir şekilde düzenli spor yapmalısınız. İşte hamilelik sürecinde sizi ve bebeğinizi güçlendirecek egzersizler:

    Yürüyüş


En iyi kardiyo egzersizlerinden biri yürüyüştür. Yürümek, vücudunuzu zorlamadan formda kalmanızı sağlar. Ancak spor salonundaki yürüyüş bantlarında yüksek tempoda değil hafif tempolu doğa yürüyüşlerini tercih edebilirsiniz. İyi bir çift ayakkabı sayesinde hamileliğin son anlarına kadar yürüyüşe gidebilirsiniz.

    Yüzme


Uzmanlar yüzmenin hem bebek hem de anne için en güvenli spor olduğunda hemfikirdir. Yüzme esnasında bacak ve kol kaslarınız çalışır, taşıdığınız ekstra kilolara rağmen kendinizi hafif hissedersiniz.

    Yoga


Hamilelik deyince akla ilk gelen egzersizlerden biri hamilelik yogasıdır. Hafif tempolu ve gevşetici hareketler içeren bu yoga seansları sayesinde hem ruhen hem de fiziksel olarak endişelerinizden arınabilirsiniz.

    Esneme Hareketleri


Esneme hareketleri kas ağrılarından kurtulmanız için muhteşem bir yöntemdir. Kardiyo egzersizlerine mutlaka esneme hareketlerini de eklemeyi unutmayın.

Perşembe, 25 Temmuz 2013 20:16

Gebelik 8. Hafta

Gebeliğin 8. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 

Özet

BEBEK
Sekiz haftalık gebelikte embriyonun boyu yaklaşık 15mm civarındadır. Kilosu da yaklaşık 2 gramdır. Gebeliğin 8. haftasında embriyonun burun ucu, göz kapakları ve alt çenesi belirginleşerek ortaya çıkar. Bu haftada bebeğin kollarının uzunluğu artar, parmakları ve dirsekleri oluşmaya başlar. Parmak araları hala birbirine yapışıktır. Kollarının sinir iletimi oluşur. Bacak tomurcukları büyür ve ayak çentikleri oluşmaya başlar. Yüzde bulunan göz, burun ve kulakların şekillenmesi devam eder. Nefes borusu yemek borusundan ayrılır. Böbrekler gelişir. Omurilik de gelişmeye devam eder. Kemikler sertleşmeye başlar. Damakların altında, ileride dişleri oluşturacak olan tomurcuklar oluşmaya başlar. Bebeğin sırt kasları omurga etrafında belirginleşir. Anneyle bebeği birbirine bağlayan göbek kordunu içerisindeki damarlar işleve başlar.

 
ANNE
Bu haftada ara ara karın-kasık bölgelerinizde, rahminizin büyümesine bağlı olan ağrılar ve kramplar hissedilebilir. Cildinizde yağlanma, sivilceler ve pul pul dökülmeler oluşabilir. Artmış gebelik hormonları nedeniyle sindirim sitemi yavaş çalışır. Bu da hazımsızlık, kabızlık ve gaz yakınmalarına yol açar. Bu nedenle gazlı ve rahatsızlık verecek yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bulantılar ile beraber sık idrara gitme yakınmalarınız devam ediyor olabilir.

Bu hafta bebeğinizin minik parmakları oluşuyor. İşte sekizinci haftada gelişimi ve sizi bekleyen değişiklikler…

Bebeğinizin göz kapakları gözlerini kapatmaya başlarken, gelişmekte olan ciğerlerine giden soluk borusu da genişlemektedir. Bebeğinizin kuyruğu hemen hemen kaybolmuş durumdadır. Henüz cinsel organları belli olmadığından cinsiyetini öğrenmeniz pek mümkün değildir. Fakat siz hissetmeseniz dahi minik mucize hareket etmeye ve yön değiştirmeye başlamıştır.

Çoğul gebeliklerde de bu hafta aynı gelişimler baş gösterecektir. Ufaklıklar sürekli hareket halinde ve hızla büyüme evresindedir. Bebeğiniz bu hafta fasulye tanesi büyüklüğündedir.

 

Hayatınız ne yönde değişiyor?

Sütyenleriniz dar gelmeye mi başladı? Laktasyona hazırlık aşamasında olan vücudunuzdaki hormon artışı sebebiyle göğüsleriniz de bir beden büyümüş olabilir. Ayrıca şişkinlik, ağrı, kaşıntı ve hassasiyet de görülebilir. Tüm bu sorunların sebebi hormonlardır. Göğüsler özellikle hamileliğin 6-8. haftası arasında büyür. Hamileliğin sonuna kadar da bu büyüme devam eder. Genellikle en fazla 2 beden büyüme gözlemlenir.

Bir başka değişiklik ise göğüs ucu çevresindeki halkalar ve göğüs uçlarının renk ve boyutlarında görülür. Göğüs uçları daha koyu bir hal alırken, etrafındaki halkalar da genişler ve rengi koyulaşır. Ayrıca bu bölgede ufak çıkıntılar da antalya gebelikgörebilirsiniz. Tüm bu değişiklikler bebeğinizi emzirmek için vücudunuzun yaptığı hazırlıklardır.

Genellikle hamileliğin 3. ayında göğüslerinizde kolostrum adı verilen koyu ve sarımsı bir madde üretilmeye başlanır. Hamileliğin ilk aylarında bu madde zaman zaman göğüslerden dışarıya sızabilir, ancak bu herkeste rastlanılan bir durum değildir.

Göğüslerinizin rahat ve sağlıklı olmasını sağlamak için sentetik malzemeler yerine pamuktan üretilmiş sütyenler tercih edin.

 

Yorgunluğun üstesinden gelmek için…

Yükselen progesteron hormonu sebebiyle kendinizi sık sık yorgun ve bitkin hissedebilirsiniz. Kusma ve mide bulantısı da fazla enerji harcamanıza neden olabilir. Yorgunluğun en iyi çözümü iyi bir gece uykusudur. Dinlenmiş vücudunuz bebeğin gerekli olduğu vitamin ve mineralleri sağlamada daha başarılı olacaktır.

İyi bir gece uykusu hamilelikte çok önemlidir

Kocaman bir göbek, şiddetli bel ağrıları, bebeğinizle ilgili endişeler ve sürekli tuvalete gitme ihtiyacı uykularınızı kaçırabilir. İşte bu durumlarda size yardımcı olabilecek öneriler…
 

    Sürekli tuvalet ihtiyacı


Büyüyen rahminizin yaptığı baskı sebebiyle sürekli idrar ihtiyacı doğmaktadır. Yatağa girmeden 1-2 saat önce mümkün olduğu kadar az sıvı tüketirseniz geceniz daha rahat geçecektir.
 

    Mide bulantısı


Mide bulantısını daha da şiddetlendiren bir şey varsa o da aç karınla yakalanmaktadır. Başucunuzda tutacağınız krakerler, uyandığınızda atıştıracağınız hafif yiyecekler mide bulantısına karşı yardımcınız olacaktır.

    Sindirim sorunları ve yanma


Günde 3 büyük öğün yerine sindirimi kolaylaştıracak sık ve az öğünleri tercih edin. Akşam yemeğiniz yatağa yatmadan en az 3 saat önce bitmiş olmalı. Ayrıca yemek yedikten sonra oturmak yerine biraz hareket etmeyi deneyin. Asitli, baharatlı, kızartılmış gıdalardan ve çikolatadan uzak durun. Bu besinler yemek borusunda hassasiyete neden olabilir.

    Bacak krampları


Çoğu hamilelikte bacak ağrıları ve krampları kabus haline dönüşür. Gece uykularını kaçıran bu kramplardan kurtulmak için hareketsiz kalmak hiçbir işe yaramaz. Bacağınıza yapacağınız hafif bir masaj, basit esneme hareketleri ve sıcak su torbası işe yarayabilir.

    Uykusuzluk


Tıp dilinde ensomni adıyla anılan uykusuzluk endişe ve heyecanla doğru orantılı olarak artar. Uykusuzlukla başa çıkabilmek için uyumadan önce ılık bir duş alabilir, ardından rahatlatıcı hareketler yapabilirsiniz. Gündüz düzenli yaptığınız sporlar da yorulmanıza ve rahat uyumanıza katkı sağlayacaktır.

 

Hangi testleri yaptırmalıyım?

Bebeğinizin sağlıklı olmasını her şeyden çok istediğinizi biliyoruz. Ancak hangi testi yaptırmalıyım gibi ciddi bir soru sürekli sizi endişeye sürükleyecektir.

Öncelikle kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin. Doktorunuzla aranızdaki güven çok önemlidir. Bu nedenle hangi testin gerçekten gerekli olup olmadığını ayrıntılarıyla ondan dinleyin.

Doğum öncesinde yaptıracağınız çoğu test görüntüleme yöntemiyle yapılır. Bu testler teşhis koymaktan ziyade riskleri belirlemede etkilidir. Doktorunuzdan ayrıntılı bilgi aldıktan sonra güvenilir kaynaklardan kendiniz de araştırma yapın. Testlerin herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığını iyice öğrenin.