Antalya Kadın Doğum

Gebelik 34. Hafta

Gebeliğin 34. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 
Özet

BEBEK

Otuz dördüncü gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 45 cm, ağırlığı 2150 gram kadardır. Bu haftada bebek uyurken göz kapaklarını kapatır ve uyandığında açar. Bebeğin cilt altı yağ dokusu artışı nedeniyle, bu haftaya kadar buruşuk görünen derisi düzgün ve gergindir. Bebeğin el tırnakları parmak uçlarına ulaşır. Kafa kemikleri oluşmuştur ama hala yumuşaktır. Bebek eliyle cisimleri sıkıca tutabilir. Bu haftada bebeğin akciğerlerinde sürfaktan yapımı yeterli miktara ulaşmış olabilir. Bu yüzden bu haftadan itibaren doğan bebeklerde solunum sıkıntısı ve diğer problemler daha az olabilir. Bebeğinizin bağışıklık sistemi gelişmektedir, basit ve hafif enfeksiyonlarla mücadele edebilecek yeteneği kazanmıştır. Bebekler son 2 ayda haftada yaklaşık 200 gr alabilirler.

 
ANNE

Bebek zaman içerisinde doğum şeklini aldığı için kasıklardaki baskı artar. Anne, bebeğin kafatasının aşağıda olduğunu ve kaçınılmaz baskısını hissedebilir. Bu baskı mesaneyi de etkileyeceği için sık idrara çıkma hissi ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte vücuttaki şişlikler devam eder. Özellikle yüz bölgesinde, boyunda ve ellerde şişlikler görülebilir. Su içmeye devam etmeniz gerekiyor, yeteri kadar su içmeye özen gösterin. Hormonların etkisi ile göğüslerde süt üretimi başlar. Kasılmalar ve ağrılar devam eder. Uyumak gerçekten büyük bir sorun olur. Bu sorunu çözmek için ancak doğal yollar deneyebilirsiniz. Ilık duş, yatmadan önce süt ya da rahatlatıcı bitki çayları içmek ve hafif masajlar yaptırmak faydalı olabilir. Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli yakınmaları arasındadır. Uyuma güçlüğü, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma sorun yaşamanıza neden olacaktır.

Bebeğinizin 34. hafta gelişimi ve hayatınızdaki değişikliklere göz atalım.

Boyu 45 cm.’ye ulaşan bebeğiniz iri boy bir kavun büyüklüğüne sahip. Doğduğunda vücudunun ısısını koruyacak olan yağ katmanları gelişiyor ve cildinin altını dolduruyor. Cildi daha önce hiç olmadığı kadar yumuşak. Merkezi sinir sistemi ve akciğerleri gelişimine devam ediyor. Eğer erken gebelik endişeniz varsa 34-37 hafta arasında doğran bebeklerde genellikle pek sağlık sorunu yaşanmadığını bilmek sizi rahatlatacaktır. Bu haftalarda doğan bebekler küvezde çok kısa bir süre geçirdikten sonra normal hayata adapte olabiliyor.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Bu hafta itibariyle yorgunluk yine kapınızda. Taşıdığınız yük düşünüldüğünde yorgun hissetmeniz oldukça normal. Sürekli tuvalete gitmek, uyurken ve otururken rahat pozisyonu bulamamak da dinlenmenizi engelleyen faktörler arasında yer alıyor.

Bu haftadan itibaren doğum için enerji depolamaya başlamalısınız. Uzun süre oturduğunuzda veya uzandığınızda ayağa kalkarken daha yavaş davranın. Aksi takdirde denge kaybı ve baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Ayak ve bacaklarınızda biriken kan da tansiyonda düşmeye sebep olabilir. Ani hareketler yapmaktan kaçının.

Karın, kalça ve bacaklarınızda kırmızı kaşıntılı noktalar fark ediyorsanız "hamilelik alerjisi" denilen sorunla karşılaşmış olabilirsiniz. Hamilelerin yüzde 1’lik kısmında görülen hamilelik alerjisi zararsız ancak rahatsız edici bir durumdur. Ancak yine de belirtiler görülmeye başlandığında doktorunuza uğramanız önerilmektedir. Nitekim bu belirtiler başka bir rahatsızlığa da ait olabilir. Tüm vücutta görülen kaşıntı karaciğer problemine işaret edebilir.

Kocaman göbeğinizle yatakta dönmekte zorlandığınız bu günlerde saten çarşafları ve pijamaları tercih edin. Saten kumaşın kayganlığı ile hareket etmeniz kolaylaşacaktır.

Sezaryenle ilgili merak edilen 3 soru

Sezaryen ihtimali nedir?

Sezaryen planlı olabileceği gibi doğumda yaşanan sorunlar sebebiyle anlık verilen bir karar sonrasında da gerçekleştirilebilir. Dünya Sağlık Örgütü, doğumlarda %15 ila %18 arasında sezaryenle doğum olmasını normal kabul ederken, Türkiye'de sezaryenle doğum oranı devlet hastanelerinde ortalama %40, özel hastanelerde ise %70 dolaylarındadır.

Sezaryen hangi durumlarda gereklidir?

Rahim kanalınız genişlemediğinde, bebeğiniz doğum kanalında ilerlemeyi durduğunda veya bebeğin kalp atışlarında anormallik söz konusu olduğunda anlık bir karar ile sezaryen doğum gerçekleştirilebilir. Planlı bir sezaryen aşağıdaki koşullarda yapılır:

-Daha önceki doğumunuzda klasik diye bilinen dikey rahim kesisi ile sezaryen doğum yaptıysanız sezaryen gerekebilir. Yatay bir kesik ile sezaryen gerçekleştirildiyse sezaryen sonrası normal doğum için elverişli olabilirsiniz.

-Daha önce bu bölgede bir miyomektomi (kas) ameliyatı geçirdiyseniz sezaryen gerekebilir.

-İkiz veya daha fazla bebek söz konusu ile sezaryen tercih edilebilir.

-Bebeğiniz beklenenden daha büyükse, olması gerektiği pozisyondan farklı duruyorsa sezaryene başvurulur.

-Plasenta pervia olarak bilinen , plasentanın olması gereken yerden farklı bir şekilde konumlandığı durumlarda da sezaryen yapılır.

-Normal doğumda risk oluşturabilecek bir hastalığınız veya bebeğinizin bir sağlık sorunu varsa sezaryen tercih edilir.

Sezaryen doğumda neler olur?

Sezaryen doğum sırasında eşiniz de sizinle birlikte ameliyathanede kalabilir. Doktorlar bu ameliyat sırasında idrarı emmesi için bir sonda yerleştirecektir. Sezaryen doğumda epidural veya spinal blok yöntemiyle belden aşağı bölgeniz uyuşturulur ancak siz ayık bırakılırsınız. Önünüze konan bir ekran sayesinde yapılanları izleyebilirsiniz. Doktor bebeğe ulaşmak için kesik açmak durumundadır. Bebeği dışarı çıkarmadan önce onu birkaç saniyeliğine görebilirsiniz. Bebek dışarı alındıktan sonra kontrol edilirken sizin de dikişleriniz atılacaktır. Bu süreç genellikle 30 dakika sürer. Bu esnada eşiniz bebeği tutarak size gösterebilir.

Haftanın aktivitesi

B planı yapın!

Doğum beklediğinizden önce gerçekleşebilir veya hastanede daha fazla kalmanız gerekebilir. Bu tip beklenmedik durumlarda ailenizin hayatının düzeninin bozulmaması için mutlaka evinizin anahtarı bir arkadaşınızda bulunmalıdır. Evcil hayvanınızın bakımı, çiçeklerin sulanması ve faturaların ödenmesi en çok unutulan sorumluluklar arasında yer alır. Başka çocuğunuz varsa onların bakımını kimin üstleneceğini de düşünmeniz gerekmektedir.

Etiketler:

Op.Dr. Abdulaziz Akkaya

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  Elazığ  ili Karakoçan ilçesi  Demirtaş Köyünde 19 Ocak 1955 tarihinde doğdu.


İlk öğretimini  doğduğu Demirtaş Köyü İlkokulunda tamamlayan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, orta öğretimini köyünün bağlı olduğu Karakoçan İlçesi Ortaokulunda, lise öğrenimini  ise Elazığ Atatürk Lisesinde tamamladı.


Ailesinin yurtdışında bulunmasından dolayı  lise öğrenimini tamamladıktan sonra  Almanya'ya giden Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  ilk olarak Goethe Enstitüsünde dil eğitimi aldı.   Almanya’da 2 dönem makine mühendisliği eğitimi alan Op. Dr. Abdulaziz Akkaya memleket özlemi  ile üniversite sınavlarına girdi. Girdiği üniversite sınavında Diyarbakır  Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı.  1979 - 1980 yıllarında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini’nden  mezun olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, ilk olarak Diyarbakır SSK Hastanesinde dokuz ay görev yaptı.  Dicle Üniversitesi  Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası sınavını kazanan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  1981 - 1985 yıllarında ihtisasını başarıyla tamamladı.


Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  ihtisas sonrası çektiği kura sonucu Isparta Senirkent Devlet Hastanesine  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak tayine dildi.. Yedi  ay  Isparta Senirkent  Devlet Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve  başhekim olarak görev yaptı. Ardından 1986 yılında Isparta Doğumevine tayin oldu. Isparta'da ki görevi sırasında 4 yıl Isparta Burdur Tabip Odası Başkanlığı yaptı.


 1991 yılında Antalya Devlet Hastanesi’ne tayin olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , sonradan Eğitim ve Araştırma Hastanesi olan Antalya Devlet Hastanesi’nde 3 yıl başhekim yardımcısı olarak görev yaptı.


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 2011 yılında emekli olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , halen kendisine ait Akkaya Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Geliştirme Kliniğinde hastalarına Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı  olarak hizmet vermektedir.


Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını yaparken 1982 yılında  Diyarbakır Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Fecir hanımla evlenen Op.Dr.Abdulaziz Akkaya’nın isimleri Fırat ve Melis olan iki çocuğu var.

Op.Dr.Abdulaziz Akkaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Antalya Akkaya Jinekoloji Kliniği

Antalya Kadın Doğum, Antalya Kürtaj, Antalya Kızlık Zarı Dikimi, Antalya Vajina Estetiği, Antalya Gebelik Takibi, Antalya Doğum, Antalya Sezaryen, Vajina Estetiği ,Genital Siğiller, HPV Enfeksiyonu, Vajinusmus, Kısırlık, Tüp Bebek...


Bu kategoriden diğerleri: « Gebelik 33. Hafta Gebelik 35. Hafta »