Antalya Kadın Doğum

Gebelik 38. Hafta

Gebeliğin 38. Haftası ile ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya tarafından derlenen bilgiler

 
Özet

BEBEK

Otuz sekizinci gebelik haftasında bebeğin boyu yaklaşık 50 cm, ağırlığı 3000 gram kadardır. Bu haftalarda bebek artık oldukça büyümüştür ve kilo alımı dışında pek bir değişiklik olmaz. Otuz sekizinci haftada bebeğin görünümü normal bir bebek gibidir. Kafa çevresi ve karın çevresi nerdeyse eşittir. Bebeğin akciğer gelişimi tamdır. Yumuşak tüyler (Lanuga) ve vernix caseosa denilen kremimsi madde yok olmuştur. Bebeğinizin bağırsaklarında mekonyum adı verilen ilk dışkı da giderek birikmeye başlar. Mekoyum yeşil-siyah renkli ilk kakadır ve bebek herhangi bir nedenle sıkıntıya girdiğinde ilk olarak kakasını yapar. Bu durum fetal distress olarak adlandırılır. Bu dışkı normal şartlarda doğumdan sonraki ilk 24-48 saatte yapılır.

ANNE

Bu haftadan itibaren bebek her an gelebilir. Rahim ağzı şekillenerek doğum için hazırlanır. Bu haftaya kadar rahim ağzı mukus bir tıkaç tarafından kapatılmaktadır. Halk arasında sümüksü bu mukus tıkaca nişan adı verilir. Bu mukus tıkacın amacı rahminizin içini ve bebeğinizi vajinadan gelebilecek mikrop ve enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu mukus tıkacın vajenden gelmesi doğumun belirtilerinden biridir ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak adlandırılır. Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece bir kaç saat önce de gelebilir. Nişanı genelde kanlı sümüğümsü bir akıntı şeklinde hissedersiniz. Son 2-3 haftada sürekli yalancı sancılar çekebilirsiniz. Bunları gerçek doğum sancısından ayırt eden bulgu, sancının düzenli aralıklarla gelmemesidir. Eğer, sancılar 3 dakikada bir kez geliyorsa, her sancı 50 saniye sürüyor ve sancının şiddeti gittikçe artıyorsa, bu gerçek doğum sancısıdır. Bu durumda hemen doktora başvurmalısınız. Doğumların büyük bir bölümü, 38 ve 42. haftalar arasında gerçekleşir.

Gebeliğin 38. haftasında bebek gittikçe irileşmektedir.


Bebeğinizin 38. hafta gelişimine ve hayatınızda yaşanan değişimlere göz atalım.

Bebeğiniz gittikçe irileşiyor. Orta boy bir pırasa uzunluğuna eriştiği söylenebilir. Avuçlarını sıkmada oldukça başarılı. Doğduktan sonra elinizi sert bir şekilde kavrarsa hiç şaşırmayın! Neredeyse tamamen gelişen organları dış dünyada çalışmak için hazır bekliyor.

Bebeğinizin göz rengini merak ediyor olmalısınız. Bebeğiniz koyu renk gözlü doğduysa muhtemelen bu şekilde kalacaktır. Ancak gri veya açık mavi gözler bu şekilde kalabileceği gibi yeşile, elaya veya kahverengiye de dönebilir. Bu değişim 9 ay içerisinde gerçekleşecektir. Bunun nedeni göze renk veren kısım olan irisin bebeklerde büyüdükçe daha fazla pigment kazanmasıdır.

Hayatınız nasıl değişiyor?

Çoğu kadın için son birkaç hafta çok uzun gelmektedir. Bu zamanı bebeğinizin bakımı için hazırlanarak geçirebilirsiniz.

Ayaklarınızda ve özellikle bileklerinizde şişme gözlemlenebilir. Eğer bu şişkinlikler aniden ortaya çıkarsa doktorunuza danışmanız gerekmektedir. Ani şişkinlikle birlikte baş dönmesi, ateş, alt karın bölgesinde ağrı, ani kilo alma söz konusu ise preeklampsi şüphesi ortaya çıkabilir. Preeklampsi hamilelerin % 5’inde görülen karmaşık bir rahatsızlıktır. Genelde doğuma yakın dönemde ortaya çıkar ve hafif atlatılır. Ancak ciddi olabilen , bebeğinize ve size zarar verme potansiyeli olan bir rahatsızlıktır.

Emzirmeye hazırlanırken…

Emzirmek neden önemlidir?

Anne sütü, bebeğin beslenmesi için en uygun doğal içecektir. Bünyesinde doğru oranda protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin bulunur. Bu besin değerleri bebeğin ilk 6 ayda mutlaka alması gereken maddelerdir. Konu ile ilgili yapılan sayısız araştırma anne sütünün faydalarını saymakla bitirememiştir. İşte anne sütünün en anahtar özellikleri:

Anne sütü bebeği solunum yolu rahatsızlıkları, ishal ve kulak enfeksiyonlarına karşı korur.

Bebeğin alerji, lösemi ve obezite riskini azaltır.

Stres seviyesini düşürür ve göğüs kanseri riskini azaltır.

Emzirmeye nasıl hazırlanılır?

Emzirmeye hazırlanırken konu ile ilgili yayınları okuyabilir, doğum egzersizlerine katıldığınızda nasıl emzirebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Bebeğinizi doğurduktan hemen sonra cildine temas etmek çok önemlidir. Cilt probleminiz yoksa bebeğinizle temasa geçmekten çekinmeyin.

Kendinizi hazır hissetmeyebilirsiniz. Bu konu pek çok annenin yaşayabileceği bir sorundur. Hastanelerin bebek bakım ve emzirme ünitelerindeki hemşireler size bu konuda yol gösterebilir.

Bebeğinizi 24 saat içerisinde 8-12 kez emzirmeniz önerilmektedir. Tıbbi olarak gerekli değilse ilk birkaç hafta anne sütünden başka besin verilmemelidir.

Emzirmek can acıtır mı?

Emzirmek çok doğal bir süreç olsa da sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Çoğu anne ilk başlarda göğüs ağrısı yaşamaktadır. Ağrını sebebi genellikle bebeğin göğse doğru şekilde tutunmuş olmamasıdır. Bebeğin ağzı göğüs çevresini mümkün olduğu kadar kaplamalıdır. Göğüs ucu bebeğin ağzının içerisinde olmalıdır.

Bebeğiniz ilk kez emdikten sonra göğüste ağrı yaşadıysanız serçe parmağınızı ağzıyla göğüs ucu arasına yerleştirebilirsiniz. Kendinize uygun pozisyonu bulana kadar parmağı hareket ettirebilirsiniz. Bir türlü uygun duruşu bulamadıysanız hastanedeki hemşirelerden yardım isteyebilirsiniz. Bu konuda tecrübeli olan büyükleriniz de size yardımcı olabilir.

Haftanın aktivitesi

Bebek doğduktan sonra okumak için fazla vaktinizin olmayacağını düşünürsek bu aralarda bebek bakımı ile ilgili kitaplar okuyabilir, kendinizi geliştirebilirsiniz.

Op.Dr. Abdulaziz Akkaya

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  Elazığ  ili Karakoçan ilçesi  Demirtaş Köyünde 19 Ocak 1955 tarihinde doğdu.


İlk öğretimini  doğduğu Demirtaş Köyü İlkokulunda tamamlayan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, orta öğretimini köyünün bağlı olduğu Karakoçan İlçesi Ortaokulunda, lise öğrenimini  ise Elazığ Atatürk Lisesinde tamamladı.


Ailesinin yurtdışında bulunmasından dolayı  lise öğrenimini tamamladıktan sonra  Almanya'ya giden Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  ilk olarak Goethe Enstitüsünde dil eğitimi aldı.   Almanya’da 2 dönem makine mühendisliği eğitimi alan Op. Dr. Abdulaziz Akkaya memleket özlemi  ile üniversite sınavlarına girdi. Girdiği üniversite sınavında Diyarbakır  Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı.  1979 - 1980 yıllarında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesini’nden  mezun olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya, ilk olarak Diyarbakır SSK Hastanesinde dokuz ay görev yaptı.  Dicle Üniversitesi  Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası sınavını kazanan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya  1981 - 1985 yıllarında ihtisasını başarıyla tamamladı.


Op.Dr.Abdulaziz Akkaya,  ihtisas sonrası çektiği kura sonucu Isparta Senirkent Devlet Hastanesine  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak tayine dildi.. Yedi  ay  Isparta Senirkent  Devlet Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve  başhekim olarak görev yaptı. Ardından 1986 yılında Isparta Doğumevine tayin oldu. Isparta'da ki görevi sırasında 4 yıl Isparta Burdur Tabip Odası Başkanlığı yaptı.


 1991 yılında Antalya Devlet Hastanesi’ne tayin olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , sonradan Eğitim ve Araştırma Hastanesi olan Antalya Devlet Hastanesi’nde 3 yıl başhekim yardımcısı olarak görev yaptı.


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 2011 yılında emekli olan Op.Dr.Abdulaziz Akkaya , halen kendisine ait Akkaya Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Geliştirme Kliniğinde hastalarına Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı  olarak hizmet vermektedir.


Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını yaparken 1982 yılında  Diyarbakır Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Fecir hanımla evlenen Op.Dr.Abdulaziz Akkaya’nın isimleri Fırat ve Melis olan iki çocuğu var.

Op.Dr.Abdulaziz Akkaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Antalya Akkaya Jinekoloji Kliniği

Antalya Kadın Doğum, Antalya Kürtaj, Antalya Kızlık Zarı Dikimi, Antalya Vajina Estetiği, Antalya Gebelik Takibi, Antalya Doğum, Antalya Sezaryen, Vajina Estetiği ,Genital Siğiller, HPV Enfeksiyonu, Vajinusmus, Kısırlık, Tüp Bebek...


Bu kategoriden diğerleri: « Gebelik 37. Hafta Gebelik 39. Hafta »